"Yemek sipariş eder gibi cinayet sipariş edebilseydin, nasıl bir tercih yapardın?"
(Bu espriye katkıda bulunmamak elde değildi.)
"Hım, bir düşüneyim. Önce mönüye bir bakalım. Soygun, gasp? Yolsuzluk? Sahtecilik? Hayır, bunlar çok vejetaryen. Cinayet olmalı -kanlı bir cinayet- tabii yanında garnitürle."
Aphrodite bir efsaneye göre dalgaların köpüğünden doğmuştur. Bir ilkbahar sabahı, Kıbrıs adası kıyılarında kıpırtısız olan deniz birden bire köpüklü beyaz bir dalga ile hareketlendi. Ve bu dalgayla birlikte bir sedef kabuğu kıyıya vurdu. Sedefin kapağı açıldığında içinden güzeller güzeli Aphrodite çıkmıştır. Aphrodite güzelliğiyle sadece tanrıların değil insanların da gönlünü fethetmiştir. İnsanların kalplerine sevgi ve aşk tohumları serpiyor, onlara sevinç veriyordu. Aphrodite gücünü sadece insanlar üzerinde göstermezdi. O tüm tabiata söz geçirebilirdi.
Daphne artık sonsuza dek bir defne ağacı olarak kalacaktı. İşte o gün bugündür, Apollon'un başından hiç eksik etmediği o defne dalından taç, Daphne'nin anısını kalbinde sonsuza dek yaşatmak içindir.