Akıl uzerine Tanımlar/temhid fi beyanı tevhid Ebu şekür es selimi Bazı alimler şöyle demiştir: "Biz aklın bir cevher (töz) ya da araz (nitelik) olduğunu söylemeyiz; aksine akıl, bilgiye (marifete) ulaşmanın ve eşyayı idrak etmenin bir sebebi ve aracıdır." ​Bazıları ise şöyle tanımlamıştır: "Akıl; kalbe inen, orada parıldayan, eşyayı görmeyi ve onların hakikatlerini algılamayı sağlayan latif (gözle görülmeyen nurani) bir şeydir. Güzel, onun güzel bulmasıyla güzel; çirkin de onun çirkin bulmasıyla çirkindir. Akıl; eşyanın ve amellerin maslahatını (faydasını) gerekli kılan, imkansız olan (muhal) şeyleri ve onların zıtlarını reddeden, kabul ve benzerlik yönünden ispat sunan, tüm bilgileri, onların rükünlerini ve araçlarını kuşatan bir yetidir." Bu, Mu'tezile mezhebinin görüşüdür. ​Diğer bazı alimler ise: "Akıl; ayırt etme (temyiz), uyanıklık (kiyaset), geçim işlerini düzene koyma ve feraset yetisidir ki, şer'î hitap (dini sorumluluk) onunla insana yönelir" demişlerdir. Bu, Ebû’l-Hasan el-Eş’arî’nin görüşüdür. ​Bir grup alim de şöyle demiştir: "Akıl, kendisine ilahi hitabın yöneldiği, bu sayede sevap ve cezanın gerekli kılındığı manevi bir vasıftır. O, ilim ve marifeti elde etme aracı olduğu gibi, insanı kötülüklerden, haramlardan, boş ve faydasız işlerden (malahi ve münkerat) alıkoyan bir engelleyicidir." Bazıları aklı "gözden gizlenmiş ince bir cisim" olarak, bazıları ise "kişiyi akıllı, alim ve arif kılan bir illet (sebep)" olarak görmüştür. ​Bu konuda en doğru olan görüş şudur: Akıl, bir mahalde (bedende) ortaya çıkan bir arazdır (niteliktir). Eşyanın kavranmasında aklın kullanılmasıyla delil getirilir ve zorunlu akıl yürütme yollarıyla şahitten (gözlemlenenden) hareketle gaip olana (görünmeyen hakikatlere) ulaşılır. ​Bununla birlikte aklın vücuttaki yeri (mahalli)
"Öncelikle şunu o kalın kafana bir sok Yiğit ben senin yanındaysam ne mükemmel olduğun için ne de bir şeylere sahip olduğun için değil, önce sana güvendiğim sonra da sana güvendiğim için yanındayım. Burnumun dibinde olsan da sana güveneceğim başka bir şehirde olsan da. Hani demiştin ya 'La confianza es la base de una relación.' diye. Ben bizim ilişkimizin temelini güven olduğuna inanarak yanındayım. Ve ne olursa olsun seni seviyorum, bu böyle kalacak."
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir bardak suya boşanan diyenlere...
Kadının evde iş yapması demek bir erkeğin ayak işini özel yapmak zorunda olduğu anlamına gelmez. 1 bardak suyu isteyen ayakkabısını sildirtiyor. Yetmiyor. Elde yıkanacak bir küçük parça minik eşyasını bile sana kitliyor. Yetmiyor. Yatağını yapmıyor eğer ayrı odada uyumak istiyorsa. Bu da yetmiyor. Zaten yapılmış yemeği sen başka odadayken bir tabağa koyup yiyemiyor. Hadi, onları koydun önüne! Bu kez "bu eksik, şu eksik" diyip iki adım ötesindeki şeyi de kendi istiyor. Bunları babam benden istiyor. Evli olmasam da evli kadınların neden 1 bardakla boşandığını anlıyorum. O bir bardak değil. Sürekli suyu senden genelde istiyor. Bir sürü ayak işi istiyorlar. Peki, ben neden çekip gitmiyorum? Çünkü babam. Biyolojik bağım var. Ama elin adamı sırf para kazanıyor diye her ayak işini bir kadına yaptıramaz. Kadın ev hanımıysa yemeği yapar. Evi temizler. Çocuğa bakar. Gerisi erkekte. Kendi kişisel işlerini de yapsın. Bebek değil. Babam, erkek kardeşim ense traşını da benden istiyor. Elin adamı istese sürekli mesela yapmazdım. Gidip kuaförde yaptır biraz da derdim. Hiçbir kadın sırf çalışmıyor diye biyolojik bir bağı falan da yoksa arada katlanmak zorunda değil. Ben aileme bile kısa süreliğine katlanıyorum. Uzun vadede değil. Bunlar kadının işi değil. Aşk falan hikaye. Ben kan bağına bakarım. Kan bağımın olmadığı bir adamın eli kolu tutuyorsa kendi kişisel işini yapar. Felç falan veya hasta da değilse paşa paşa işini yapacak. Erkek bir eş eve para getiriyor ama kadının kişisel işini yapmıyor. Genel eve para getiriyor. İşte kadınlar da ev hanımıysa evde çalışır ama erkeğin ayak işini yapmak zorunda değil çünkü erkekte onun ayak işini yapmıyor.
1000Kitap
İnsan her alanda rekabet içinde. Zihin, fark etsek de etmesek de rekabet cümleleri kurduruyor dillere. İsterseniz deneyin. Birine, akraba, arkadaş, eş dost fark etmez. Bir derdinizi söyleyin. Sizden daha çok dert dökülür dillerden. Veya kendinizden deneyin. Sizin de diliniz boş durmaz, illa bir dert bulur kendine.
Hayyam'dan..
Gün gelir... Hırsızlar zengin... Metresler eş... Serseriler adam olur... Odundan kapı, taştan saray olur... Gün gelir... Kezbanlar destan... Onları destan yapanlar mestan olur... Gün gelir... Çivisi çıkar dünyanın... Konuşamayanlar hatip... Şifa veremeyenler tabip... Yazamayanlar kâtip olur... Ama yine öyle bir gün gelir ki... İşler ters döner. Aldatan, bir gün sadakat için... Çalan, bir gün adalet için... Döven, bir gün şefkat için yalvarır... ‘Piyon’ deyip geçme, gün gelir şâh olur.... Şâha da fazla güvenme… Gün gelir mat olur. İnsan yaratıcısına bile nankör iken sana vefalı mı olur? Oluruna bırak her şeyi bak neler neler olur...
Şiir
Kadir | el-Kadir İsminin Anlamı Kadir isminin lügat anlamı: Kadera kökünden türemiş olan el-Kadir ismi; kıyaslamak, ölçülü yapmak, tedbir almak, planlamak, miktarını beyan etmek, hükmetmek, taksim etmek, güçlü ve kadir olmak, yüceltmek, hazırlamak, tanzim etmek, malik ve hakim olmak, rızkı daraltmak, zengin ve kuvvetli olmak, sıkmak ve daraltmak anlamlarına gelmektedir. EL-KÂDİR: Sonsuz güç ve kudret sahibi olan. Her iste­diğini, istediği gibi, sonsuz güç ve kudretiyle yapan… Kadir isminin ıstılah anlamı: Kâdir; her şeye güç yetiren, sahip ve malik olandır. Kadir; her şeyi belli bir plan ve ölçüye göre takdir edendir. Kadir; dilediği şekilde kullarının rızıklarını daraltan ve sıkandır. Kadir; dilediği şekilde rızıkları kullarının arasında taksim edendir. Kadir; insanları ölçüp biçip yaratan ve yaratılışlarını güzel yapandır. Kadir; Şeref ve azamet sahibi olandır. Kadir; peygamber göndermeye ve kitap indirmeye gücü yetendir. Kadir; insanların bir benzerlerini yaratmaya ve ölüleri diriltmeye gücü yetendir. Kadir; azap göndermeye ve helak etmeye gücü yetendir. Kadir | el-Kadir Dualar ve Zikirler EL-KÂDİR isminin zikri (305) adettir. Zikrin saati Gü­neş; günü Pazar’dır.’ Sabah güneş doğarken ve ikindi sonrası okunur. Pazar gecesi güneş saati yoktur. Bu adın içinde de Hak Teâlâ’nın azametli adından bir harf bulunmakladır. Bu adın hizmet meleğinin adı Hz. (Hehtiyail) dir. Buyruğu altında 4 yardımcı melek vardır. Bu meleklerin her biri de (305) meleklik toplulukdan oluşan (305) meleğe komuta etmektedirler.
Din İslam