Ne gariptir ki söylediklerimizi herkes içinden Katılıyor. Herkes isteksizlik ve boş düşüncelerle dolu davranışlar arasındaki dengesizlikten şikayetçi. Ancak henüz eğitimde irade terbiyesi ele alan bir kitap yayınlanmamıştır. Üniversite hocalarının el atmadığı bu konuda gençler de kişisel olarak ne yapacağını bilmiyor.
Hiç çalışmayan rastgele on üniversite öğrencisinin sorgulayın itirafları şunlar olacaktır; önceleri lisede öğretmenimiz yapmamız gereken ödevleri söylerdi. Yapmamız gerekenler netti. Tarih kitabının şu sayfasından şu sayfasına kadar çalışın, şu geometri teoremini öğrenin, şu sayfaları tercüme edin, bu ödevleri yaparken öğretmen motive eder ödevler yapılmazsa da azarlardı şevkle bizi destekler takip ederlerdi. Bugün bu durumdan Eser Yok. Ödev de yok. Günümüzde zamanı istediğimiz gibi kullanıyoruz. Çalışma planımızı yaparken inisiyatif kullanmayı öğrenmediğimiz için ve bize zaaflarımız ile ilgili hiçbir şey de öğretilmediği için adeta teoride can yeleğiyle yüzmeyi öğrenip sonra korunmasız vaziyette suya atılmış gibiyiz. Doğal olarak boğuluyoruz. Ne nasıl çalışacağımızı biliyoruz ne de içimizde çalışma isteği var. Hatta irade terbiyesini de nereden sağlayacağımız da bilmiyoruz. Bu konuda pratik bilgi veren kitapta yok. Boyun eğiyor ve Düşünmemeye gayret ediyoruz. Bu çok acı bir durum. Kahve, bar ve de arkadaşlar var, eğlence devam ediyor. Zaman hızla akıp gidiyor.
Birçok öğrencinin sahip olmadığı için yakındığı hususları Bu kitap yazmaya gayret etmiş.