“Niçin sen koltuğunda veya çalışma masanın başında otururken veya eğilip kalkarken ya da uyurken seni her zaman tümüyle görebilen o mutlu dolabın yerinde olamıyorum. Niçin orada değilim?”
“Şimdiye kadar hayata katlanamadığımı, insanlara katlanamadığımı düşünüyor ve çok utanıyordum fakat şimdi sen, bana katlanılmaz gelenin hayat olmadığını doğruluyorsun.”
“Ve her şeye rağmen bazen şuna inanıyorum: İnsan mutluluktan ölebiliyorsa böyle ölmem kaçınılmaz. Ve ölüme yazgılı biri mutluluk sayesinde hayata tutunabiliyorsa, o zaman ben de hayatta kalacağım.”