Bir insan arabanın direksiyonunda oturuyorsa, direksiyonda olmanın bilincinde olmalı ve o bilincin sorumluluğu içinde arabayı kullanmalı.
Evet, direksiyonda olmanın bir sorumluluğu vardır. İnsanlar bu sorumluluğun bilincinde mi? Biri bu sorumluluğun bilincinde iken, bir diğeri olmayabilir.
Ne var ki insanları niyetlerimizle değil, eylemlerimizle etkileriz. Niyet, ancak eylemde açık seçik ifade edilirse, karşı tarafa ulaşır.
Niyet sevgi dolu olsa bile eylem öfkeli ve korkutucu ise, karşımızdaki ancak o öfkeyi görür ve korku yaşar.
Gelin
Bir pazarlık yapalim sizinle ey insanlar !
Bana kötü
Bana terk ettiğiniz düşünceleri verin
O vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız
Ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar
Onları verin, yakınmalarınızı
Artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar
Ben aştım dediğiniz ne varsa
Bunda üzülecek ne var dediğiniz ne varsa onlar
Boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz
İçinizde kırık dökük, yoksul, yabansı
Verin bana
Verin taammüden işlediğiniz suçları da