"Düşünüyorum da aşk denilen şey yaşamayı sürdürebilmemiz için zaruri olan bir yakıttır. Aşkımız bir gün bitebilir. Ya da güzel bir şeye dönüşmeyebilir. Ama aşk bitse de, gerçekleşmese de, birine aşık olmanın, birine aşk beslemenin hatırasına tutunmaya devam ederiz. Ve bu yine de bizim için değerli bir ısı kaynağı olur. Eğer bunun gibi bir ısı kaynağı olmazsa insanin yüreği -ve tabii maymunun yüreği de- dondurucu, çorak, ıssız topraklara dönüşür. O geniş topraklara hiç gün ışığı vurmaz, dinginlik denen çiçek de umut denen ağaç da yetişmez orada. İşte ben bu şekilde yüreğimde (bunu söylerken avuç içini kıllarla kaplı kalbine dayadı) daha önce aşık olduğum yedi güzel kadının adlarını özenle koruyorum.
Onları kendimce önemli bir yakıt olarak kullanıp soğuk gecelerde bedenimi ısıtıyor, kendi kişisel yaşamımı bir şekilde devam ettirmeye çalışıyorum."
"Hepimiz öyle ya da böyle maske takarak yaşıyoruz. Bu vahşi dünyada maske takmadan yaşanamaz çünkü. Kötü ruhların maskesinin altında meleklerin gerçek yüzü, meleklerin maskesinin altında kötü ruhların gerçek yüzü vardır. Sadece biri olmasi mümkün değildir. İşte biz buyuz. Karnaval buna denir. Ve Schumann da insanın bu çoklu yüzlerini aynı anda görebilmiş; maskeli ve gerçek yüzlerini, ikisini de. Çünkü kendisi de ruhu derinden parçalara ayrılmış biriydi. Maskeli ve gerçek yüzlerin, insanın soluğunu tıkayan uçurumunda yaşayan biri."