''Çocukken tüm dünyadan ayrı bir birey olduğunu anlamak, dilini yaktığında, dizini yardığında senden başka hiç kimsenin ve hiçbir şeyin canının yanmayacağını, her bireyin sızısının ve acısının tamamen kendisine ait olduğunu öğrenmek korkunç bir şeydir. Büyüdükçe ne kadar yakınımız olursa olsun hiç kimsenin bizi gerçek anlamda anlayamayacağını öğrenmekse daha da korkunçtur.''
İnsanların yaşamını kolaylaştıran bütün o şeyleri “Boş vaktimde yaparım.” diyerek iyiden iyiye yaşlılığa bıraktığını fark etti. Sanki bir gün gerçekten vaktimiz olacakmış gibi, sanki hayalini kurduğumuz o huzur dolu barışı yaşamımızın sonunda elde edecekmişiz gibi… Ama barış diye bir şey yok. Belki zafer de yoktur. Bütün postalar mutlaka gelecek diye bir şey de yok.
Babam kırk üç yaşında öldü, ben on beş yaşındaydım. Bugün ondan daha yaşlıyım. Onu daha iyi tanımamış olmaktan dolayı üzgünüm. Bundan dolayı ona kızgın değilim. Şimdi büyüdüm, yaşamın zor olduğunu biliyorum ve hayatı daha dayanılır kılmak
için “kötü” yollara başvuran kimi daha hassas insanlara kızmamak gerektiğini de.
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim BabamJean-Louis Fournier