Güneş ışınlarının üzerimde toplanmasını kötü bir işaret olarak kabul ediyordum. Birkaç dakika içinde ya ani bir hava akını ya da ona benzer bir kaza, mutlak ikimizi de olduğumuz yerde öldürecekti. Şu bir parçacık mutluluğu bile hak edemiyoruz, diye düşünüyordum. Belki de en ufak bir sevinci bile eninde sonunda pahalı ödeyeceğimiz büyük bir lütuf olarak görmeye alıştık.