E' ❀

Evliya Çelebi "Kutb-i muhteşem, kenz-i muhterem, zâhid-i zamâne, âbid-i yegâne nâtıl-ı hakâyık, nâsıh-ı halâik, kıdve-i rical, nokta-i kemal, şeyh-i alel'itlâk, kutb bi-hasbi'l-istihkak, ma'den-i hikmet-i Rabbânî, sâkin-i külbe-i Sübhânî (Eş-Şeyh Hacı Bayram-ı Veli) kaddesenallah bi-sırrıhi'l-âlî" diye Hacı Bayram-ı Veli'den çok seçkin övgü ve saygı sözcükleri ile bahsetmiştir.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
Evliya Çelebi ünlü seyahatnamesinde, Eski Camii kürsüsü hakkında şöyle yazmıştır: "Bu camide Hacı Bayramı Veli itikafa girup ibadet ederek nice yüzbin ademi vaaz ve nasihat ile irşad etmişlerdir. Hala kürsi-i şerifleri bir köşede teberrüken mahfuz durur. Bir kimse o kürsiye çıkıp vaaz etmeye kadir değildir. Zira erenler mekanıdır. Sultan Ahmet Han Edirne'ye geldikte bir füdûl (fodul) şeyh isbatı vücud için Hacı Bayram Veli kürsüsüne çıkmak ister. Hüddamları men ederek "çıkman, sultanım" diye rica ederler. Muannid herif dinlemeyip kürsüye urûc ederse de bis-millah demeğe kadir olamayıp summun bükmün بكم صم lâl ve hayran kalıp durur. Nice kerre cüreti kelama zorlarsa da muktedir olamayıp kürsüden iner. Ol asırdan beri kalmış bir kürsü ve mekanı kibardır."
Sayfa 26·Kitabı okuyor
Hacı Bayram-ı Veliyi getirmek için Ankara'ya bir saray çavușu gönderilmiş; Çavuş ona tarlasında çalışırken rastlamış.Hacı Bayram, kimi aradığın sorunca çavuş; "Hacı Bayram derler bir müddei
Sayfa 26·Kitabı okuyor
Müridlerinin çokluğundan dolayı Ankara'da bir hadise çıkaracağı ihbarı edilen Hacı Bayram-ı Veli ikinci Murat tarafından Edirne'ye getirtilerek söylenen şeylerin aslı olmadığı görülüp vaaz ve nasihatte bulunarak kendisine layık olan hürmetle Ankara'ya avdet etmiştir.
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Bayramîlik Şeyh Hamid'in ölümünden yani 1412'den sonra başlamış hızla yayılmıştır. İkinci Murat tahta çıktıktan 1421ten kesin tarihini bilmediğimiz bir süre sonra Hacı Bayram-ı Veli'yi Edirne'ye çağırmıştır. Edirne'ye çağırışının nedeni olarak yandaşlarının çoğalması, Hacı Bayram'ın saltanat davasına düşmesi kuşkusunun padişah ikinci Murat üzerinde oluşması gösterilir. Bu kuşkuyu artıran neden o yıllarda devletin başına önemli bir dert açmış ve 1420 yılında Simavnalı şeyh bedreddin'in serez'de asılmasıyla son bulmuş olan olayların etkilerinin henüz anılarda yaşamakta oluşur.
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Tarih