Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür.
/Burası bir kitap platformu. Arayışınızı amacınıza uygun sitelerde sürdürün, burada değil. Kimsenin saçma sapan mesajlarını çekmek zorunda değilim.
Seni sonunda mutsuz eden eylemlerini değiştirmeye çalışman beyhude bir çabadır aslında. Öfkeli oluşundan gördüğün zararı bir daha deneyimlememek için öfkesiz olmaya çalışmak doğru değil. Daha sakin, daha anlayışlı olmak için eylemlerini frenleyerek ne kadar uzun bir yol alabilirsin ki? Eninde sonunda ortaya çıkmak için fırsat kollayan o eylem, zaten bir yerde kontrolünden çıkıp kendini gösterecektir yine. “O kadar dayandım, mücadele ettim ama ne yazık ki yine kendimi zaptedemedim.” noktasına varacaktır iş. Mühim olan eylemi zincirlemeye çalışmak değil, eyleme neden olan düşünce biçimini değiştirmek. Böylece olmak istediğin senle dizginlemeye çalıştığın sen birbiriyle mücadele etmek zorunda kalmayacaktır.
Yöneticinin dini ne ise halkın dini de odur. Bu Roma sözü aslında her şeyi açıklamaktadır. Yöneticiler, kendi dini inançlarını her zaman halka dayatırlar ve halkın da onlara benzemesini isterler. Tarih boyunca çoğu ülkede dini reform ve değişiklikler yukarıdan aşağıya olmuştur, bu da dini yönetim aracı olarak kullanmanın ne kadar yaygın olduğunu göstermektedir.
Her meslekte olduğu gibi öğretmenler arasında da eğitmenliğe uzak olanlar vardır. Bunlar zanaatkar bile değildir. Bunlar öğretmenlik mesleğini aşağı gören gündelik işçilerdir, tembellerdir. Bir arkadaş olarak onlara şu öğüdü vermek isterim: “Öğretmenliği bırakın. Kendinize başka bir meslek bulun. Tüccar olun ya da yazıhanelerde sekreter olun. Daha canlı ruha sahip olan daha bilgili insanların olması gereken bu yerleri işgal etmeyin.”
Benim bütün dinlere saygım var. İnsanın inancı kalbinin derinindedir. İnancı Allah ve kendi arasındadır. Ve hangi dinin mensubu olursa olsun, Allah tektir. Dinler Allah’a ulaşma vasıtasıdır. Yaşadığın coğrafyanın dinine doğar, kabullenir, Allah’a o dinle ulaşırsın.