Esen Beste Özyüksel

Esen Beste Özyüksel
@esenbeste
Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür. /Burası bir kitap platformu. Arayışınızı amacınıza uygun sitelerde sürdürün, burada değil. Kimsenin saçma sapan mesajlarını çekmek zorunda değilim.
Sana aşık olmak seni kaybetmekmiş. Bu aşkın seslendiği her yere gitmek, her kapıyı çalmak, her evde uyumak, o parça parça hayatını sokak sokak solumak, İstanbul’lu olmak, kız kulesinin önünden geçen o hayalet gemi olmak, o sonsuz şefkatine sığınıp çocuğun olmak, sen o bencil ikilemlerde savrulurken dört duvar ve bir yalnızlıktan ibaret rutubetli bir evde unuttuğun olmak...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sadece sana sarılarak uyuduğumda nefes alabiliyordum. Beni kollarına aldığında, yüzümü masumiyetinin yurduna, o kimsesiz boynuna dayadığımda, kokunu kalbimle soluduğumda... Uykun benim cennetimdi. Çünkü cennet sadece ikimizin olabildiği yerdi benim için.
İki aşkın arasında şaşkın, ürkek ve çaresiz bir çocuk gibi savrulan kalbini cebine koyup, başka bir eve gittin uyumaya. Artık senin değildi evin, "sizin"di. Benim özlediğim o eski evin değildi gittiğin...
Gittin... Dudağıma, çocuksu susuzluğumla asla doyamadığım öpücüklerinden birini kondurup gittin. "N'olur öyle bakma bana" dedin en son... Daha birkaç dakika önce, gözlerimde varlığınla alevlenen yaşam sevincinin yerine, boyun eğmiş, donuk ve daha şimdiden hasretinle kavrulmuş bir karanlığı bırakıp gittin. Dolmuştu zamanın. Yüreğimdeki kum saatini, o göz açıp kapayıncaya kadar geçen "sen"den, sanki asırlarca tükenmek bilmeyen "sensizliğe" tersyüz ederek gittin. İçimde günlerdir yokluğunla zayıflamış, kalbi kupkuru kalmış aşk çocuğunu sevginle emzirme sarhoşluğuyla delirdiğim şu "üç saatin" içindeki yüzlerce "an"ı "anı"ya dönüştürerek...