“Gözlerim diğer insanlarınkinden farklı olduğu için hayal gücümü kullanıp onu şekillendirmek zorundaydım. Bunun iyi bir yazar olmama katkısı oldu mu bilmiyorum ancak hayal dünyasını diğerlerinin gerçeği gördüğünden daha net görebilmem gözlerimin sayesindedir.”
Sosyal bir yaşam sürmeyen yetişkin kişilerin daha ilerideki yaşamlarında toplum önünde konuşamadıklarını ve sahne korkusu yaşamaya eğilimli olduklarını görürüz.
Herkes belirli durumlarda kendini yetersiz hisseder. Hayatın zorluklarıyla kuşatılmış olduğunu ve bunların üstesinden tek başına gelemeyeceğini düşünür. Bu yüzden insanlar yalnız bir birey olarak yaşamamak için topluluklar oluşturup onların bir parçası haline gelme gibi çok güçlü bir eğilim göstermiştir. Kuşkusuz bu sosyal yaşam onların yetersizlik ve aşağılık duygularıyla başa çıkmalarında büyük katkı sağlamıştır.