Hiçbir şey ve hiç kimse göze göründüğü kadar değildir ya da göze göründüğünden ibaret değildir. Her şeyin ve herkesin özgün bir hakikati vardır.
Sadece bir yaprağa bakarak bile Yaradan'a ulaşmak mümkündür.
“Beri gel, daha beri, daha beri.
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?
Bu hırgür, bu savaş nereye dek?
Sen bensin işte, ben senim işte.
Ne diye bu direnme böyle, ne diye?
Me diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye?
(...)
Zengin yoksulu hor görür, ne diye?
Sağ soluna yan bakar, ne diye?
(...)
Topumuz bir tek inciyiz, bir tek.
Başımız da tek, aklımız da tek.
Ne diye iki görür olup kalmışız?
İki büklüm gök kubbenin altında, ne diye?
(...)
Sonu nereye varır bunun, nereye?
Dünyada nice diller var, nice diller.
Ama hepsinde anlam bir.
Sen kapları, testileri hele bir kır.
Sular nasıl bir yol tutar, gider.
Hele birliğe ulaş, birliğe...”
“İnsanlara karşı kibirli olmaya hakkın yok. Kimseyi kategorize etme. Kendi doğrularına uymuyor diye başkalarının doğrularını yok sayma.
Çünkü kimse tesadüfen çıkmaz karşına.”