Hayat başı sonu belirsiz, bulut gibi dağınık, ansızın yön ve biçim değiştirme yeteneğine sahip bir şey. Hayat tanımlanamayan bir şey. Hatta belki sadece bir fikirdir hayat, daha ötesi değildir. Böyle takımsız bir bulutta nasıl bir yol olabilir ki? Hem bir yol bulabilse önce kendi giderdi arkasında izini bile bırakmadan.
“Hikayeler insanı kendi kuyusundan çıkarır, başkalarının kuyularına atar.”
…
“Hafızası insanın düşmanıdır. Unuttum, kurtuldum sanırsın ama öyle bir şey yok. Yaşanmıştan kurtulmak yok. Toprağa girene kadar takip eder seni yaşanmış olan.”
Merhamet! diye tekrarlıyordu zavallı papaz. Yüreğimde sana karşı beslediğim aşkı bilseydin! Bir ateş, erimiş kurşun, yüreğime saplanan binlerce bıçak!
Beni aşağıla, bana vur, kötü davran! Ne istersen yap! Ama lütfen! Beni sev!
Beni sev! Beni sev! Bana acı!