Çünkü burada üzerinde asıl durulacak şey, sizin bir başkasını sevmeniz değil... Bu, asıl nedenin bir sonucu, o kadar. Asıl nedense, sizin eski ilişkilerinizden hoşnutsuz olmanız... Bu hoşnutsuzluk nasıl bir biçim alarak gelişebilirdi? Siz ya da o ya da her ikiniz birden gelişmemiş, kaba insanlar olsaydınız bu hoşnutsuzluk çok klasik bir biçim alacaktı, karı-koca geçimsizliği. Yani karşılıklı olarak birbirinizi yiyip duracak, evliliğinizi bir kürek cehennemine çevireceksiniz. Nitekim günümüzde evlilik adına çoğu kez bu cehennemi görüyoruz. Hiç kuşkusuz bu cehennem üçüncü bir kişiye sevgi duyulmasına engel değildir; ancak işin özü, bütün öteki sonuçları yaratan asıl neden bu cehennem, bu karşılıklı olarak birbirini yiyip bitirmedir. Sizde bu hoşnutsuzluk, her ikiniz de aklı başında insanlar olduğunuz için böylesi bir biçim alamazdı; bunun yerine en hafif, en yumuşak, en az kırıcı olan bir biçim aldı ve bir başkasına sevgiye dönüştü. Demek ki, üçüncü kişiye duyulan sevginin işin özüyle hiçbir ilgisi bulunmuyor. İşin özü, eski ilişkinin rahatsız bir ilişki olması, bu rahatsızlığın nedeni ise, karakterlerin uyuşmamasıdır. Siz ikiniz de iyi insanlarsınız, ama siz, Vera Pavlovna, gelişmeye başlayıp da karakteriniz çocuksu belirsizliğini kaybederek belirgin çizgiler kazanmaya başlayınca, sizin ve Dmitri Sergeyiç’in birbirinize fazlaca uymadığınız ortaya çıktı.