Bütün kainatın yöneticisi ve her türlü hadisenin dizginlerini elinde tutanın huzuruna sığınma yetkisi, zor yaşam koşulları altında bocalayarak ilerleyen bir insan için ne büyük bahtiyarlıktır!
Fıtratının -vefayı da içeren- ayarlarını yakalamış bir insan ibadetleri yerine getirmekten değil, onları layıkıyla yerine getirememekten hoşnutsuzluk duyar.
Evet, bizi var etmek zorunda olmayan Rabbimiz, bize varlık vasfını bahşetmiştir. Bundan sonra, hayvanlardan, ağaçlardan ya da taşlardan biri olma ihtimalimiz varken bizi insan yapmıştır. Bu yönde herhangi bir emeğimiz ya da hak edişimiz olmadan bize insan olmayı lütfetmiştir. İşte bu da büyük bir şükür gerekçesidir.
Evet, var olmayabilirdik. Cenab-ı Allah bizi var etmeye borçlu değildi. Var olmamamız, elbette daha büyük bir ihtimaldi. Biz var olan insanları görüyoruz ama var olma ihtimali olup da var olmayanları hiç görmedik. Onlar elbette sayıca daha çoktur. Var olabilecekken var olamamış insanların sayısı, var olanların sonsuz katıdır.