sanki konuşa konuşa, dilinde biten tüyü almış, artık susmuş, o tüyü mürekkebe daldırıp daldırıp, sadece yazıyordu. konuşmak tercihini, tüyle mürekkep birleşmesi ile yazmak metoduna aktarmıştı..
bir şeyde, bir konuda, bir meziyette, bir sanatta, bir duyguda, bir işte, bir rolde… ne zaman en iyi olursunuz, biliyor musunuz, dostlarım. o her neyse, önce onun yokluğu gerekir. akabinde sizin ihtirasınız. netice belli. yüksek başarı..
çok şey söylemek geldi o an içinden. fakat baktı, baktı, baktı ve yine baktı. çok büyük bir gürültü ile sustu. böyle gürültü ile susunca sanki insanlık sustu, kainat dinleniverdi, bir lahza da olsa..