Biliyorum bana değil kapılardan taşan bu kalabalık.
Meşhurları görmek için; "Bak aa o da burada, aa bak o da orada" deyip,
Beni musalla taşında unutanları görüyorum ve duyuyorum.
İmamın okuduğu tiradını ve sormasını: "Merhumu nasıl bilirdiniz?"
Bir kişinin bile benim için kötü diyemediğini duyuyorum,
Ve hayatımda ilk defa katıla katıla gülüyorum.
Çünkü daha kırkım dolmadan unutulacağımı biliyorum.
Yaşlı bir servi gölgesinde yılların yorgunluğunu çıkartıyorum.
Şeytan oturmuş tam karşımda, beni kolluyor.
Espri yapıyorum, gülmüyor; acaba bir eksikliği mi var diyorum.
Ve sonra aklıma geliyor; hani benim yamalı pabuçlarım, komik şapkam, makyaj takımlarım?
Ararken... Sadri Abiyle Bedia Muvahhit Abla geçiyorlar.
"Sadri Abi merhaba" diyorum, beni duymuyorlar.
Koşuyorum ama yetişemiyorum.
Annem, babam kol kola girmişler. "Anne, baba" diyorum, onlar da beni görmüyorlar.
Ve birdenbire aklıma geliyor, eşime sesleniyorum:
"Necla, çocuklar nerede? Torunlar nerede? Niye gelmediler, niye beni yalnız bıraktınız?"
Sonra birdenbire aklıma geliyor; vefasızlığım...
Beni onca sevenlere yaptığım vefasızlığım aklıma geliyor.
Haber vermeden, "Allahaısmarladık" demeden buraya gelişime ağlıyorum, ağlıyorum, ağlıyorum...
Ve ben de her kul gibi sevabımla, günahımla Allah'a sığınıyorum.