Biliyorum bana değil kapılardan taşan bu kalabalık. Meşhurları görmek için; "Bak aa o da burada, aa bak o da orada" deyip, Beni musalla taşında unutanları görüyorum ve duyuyorum. İmamın okuduğu tiradını ve sormasını: "Merhumu nasıl bilirdiniz?" Bir kişinin bile benim için kötü diyemediğini duyuyorum, Ve hayatımda ilk defa katıla katıla gülüyorum. Çünkü daha kırkım dolmadan unutulacağımı biliyorum. Yaşlı bir servi gölgesinde yılların yorgunluğunu çıkartıyorum. Şeytan oturmuş tam karşımda, beni kolluyor. Espri yapıyorum, gülmüyor; acaba bir eksikliği mi var diyorum. Ve sonra aklıma geliyor; hani benim yamalı pabuçlarım, komik şapkam, makyaj takımlarım? Ararken... Sadri Abiyle Bedia Muvahhit Abla geçiyorlar. "Sadri Abi merhaba" diyorum, beni duymuyorlar. Koşuyorum ama yetişemiyorum. Annem, babam kol kola girmişler. "Anne, baba" diyorum, onlar da beni görmüyorlar. Ve birdenbire aklıma geliyor, eşime sesleniyorum: "Necla, çocuklar nerede? Torunlar nerede? Niye gelmediler, niye beni yalnız bıraktınız?" Sonra birdenbire aklıma geliyor; vefasızlığım... Beni onca sevenlere yaptığım vefasızlığım aklıma geliyor. Haber vermeden, "Allahaısmarladık" demeden buraya gelişime ağlıyorum, ağlıyorum, ağlıyorum... Ve ben de her kul gibi sevabımla, günahımla Allah'a sığınıyorum.
Gerçekten asil kadınmış, varmı şimdi böyleleri
"Bir gün eşimle çok şiddetli tartıştık. Öfkeme yenik düşüp ona 'Babanın evine git!' dedim. O da hiçbir şey söylemeden eşyalarını topladı ve gitti. Aradan birkaç gün geçti, pişmanlıktan ve hasretinden duramadım. Onu geri almak için babasının evine gittim. Kapıyı çaldım, kapıyı eşim açtı. Beni karşısında görünce gözleri parladı ve hemen boynuma sarıldı. Kulağıma eğilerek sessizce şöyle fısıldadı: 'Ne olur içeri gir ve aileme tartıştığımızı söyleme. Onlara beni çok özlediğin için almaya geldiğini söyle...'O günden sonra eşime olan sevgim ve saygım katbekat arttı. Şimdi o vefat etti... Arkasından hep ah çekerim. Onun gibisi bir daha bu dünyaya gelmedi, o çok asil bir kadındı..."
Hayata Dair
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayat İlerlemeye Değer!!
30 yaşıma çok az bir zaman kaldı. O zor günlerin nasıl geçtiğini düşündükçe hâlâ şaşkınlık içindeyim. Bir zamanlar hiç bitmeyecek sandığım yolların sonuna gelmişim. Bugün sohbet hocasıyım. İki yıllık ilahiyat eğitimimi dört yıla tamamladım ve bugün diploma işlemlerimi hallettim. Hâlâ hayretler içerisindeyim; "Bitmez." dediğim şey gerçekten bitti. Şimdi Kur'an öğreticisiyim. Minik minik öğrencilerim var. Üstelik bir butik işletmesinde ticaret danışmanı olarak da çalışıyorum. Geçmişteki ben, günün birinde bu iki meslekten rızık kazanacağını asla tahmin edemezdi. Demek ki insan, yürüdüğü yolun sonunu her zaman göremiyor. Bazen sadece adım atması gerekiyor. Bir kitapta şöyle diyordu: "Hayat ileriye doğru yaşanır, geriye doğru anlaşılır." Bugün geriye baktığımda birçok şeyin neden yaşandığını daha iyi anlıyorum. Rızık konusunda büyüklerimizin söylediği söz ne kadar doğruymuş: "Rızık Allah'tandır." İnsan bazen kapandığını sandığı kapıların, aslında kendisi için daha güzel kapıların habercisi olduğunu yıllar sonra anlıyor. Hayatıma giren, beni hiç yalnız bırakmayan, kolum kanadım olan, canım, cananım, güzel yüzlü eşime de hamdolsun. Onu yetiştiren ailesine de binlerce kez teşekkür ediyorum. Bugün eşimle birlikte planladığımız tatile gidiyoruz ve ben şu an kahvemi balkonumda içiyorum. Huzur… İşte tam olarak huzur. Bir zamanlar mutlu olmayı, sevilmeyi ve sevgi dolu bir yuva kurmayı ne kadar çok beklemişim. Şimdi dönüp bakıyorum da, bazı duaların kabul olması için insanın biraz büyümesi, biraz olgunlaşması ve biraz da sabretmesi gerekiyormuş. Eşim, omuzlarımdaki yükü çoğu zaman sessizce hafifletiyor. Birlikte hayatı paylaşmanın ne demek olduğunu bana yeniden öğretti. Geçmişteki hâlime bakıyorum ve bazen kendime üzülüyorum. Ne öfkemi gösterebilmişim insanlara ne de
Sınırların rest malzemesi olabilmesi için bu sınırlara dair aile onayı da gerekiyor. Örnek veriyorum benim ailemin mantıklı bulmadığı bir sınırı ben eşime koymaya kalkarsam, toplumun ataerkil yapısı gereği herkes "inşallah vazgeçer" diye dua eder. Ama aynı şekilde eşimin ailesinin onaylamadığı bir sınırı eşim bana koymaya kalkarsa, yine toplumun kadını ikinci sınıf gören yapısı nedeniyle bu sınırda "diretmesi" durumunda ailesiyle de arası bozulur. Sınırlar özellikle kadınlar için "ailevi" bir konu ve bu konuda özgür davranmaları erkeklere kıyasla çok daha zor.
Duygu ve Düşünce
Carmen ile ilgili güzel bir anı
Carmen’i okuyup bitirdikten sonra çizdiğim bir sözü eşime anlatıyordum. O sözde şöyleydi: “Sonra ağzındaki akasya çiçeğini eline alıp başparmağının tek bir hareketiyle bana doğru fırlattı, tam iki gözümün ortasına. Beyefendi, alnımdan vurulmuşa döndüm… Hangi deliğe saklanacağımı bilemiyordum, âdeta taş kesmiştim. Kadın fabrikaya girdiğinde, yerde ayaklarımın arasına düşmüş olan akasya çiçeğini gördüm. Hangi şeytan dürttü bilemiyorum ama arkadaşlarıma fark ettirmeden çiçeği yerden alıp itinayla ceketimin içine sakladım. Bu ilk hatamdı!” Kısmını okur okumaz eşim, Carmen operasından çok etkilendiği o kesiti bana gösterdi. O da benim şu altını çizdiğim kısmın sahne şovuydu. 🤍
Babamdan kıssadan hisse bir hikâye öğrendim. Bir gün bir adam, alışveriş merkezinde eşine hediye bakarken yanından geçen bir kadının parfüm kokusunu çok beğenmiş. Cesaretini toplayıp kadına seslenmiş ve nazik bir şekilde: “Hanımefendi, eşime hediye bakıyordum. Parfümünüzün kokusunu çok beğendim. Eşime de aynı parfümden almak istiyorum. Acaba markasını söyler misiniz?” demiş. Kadın gülümsemiş ve tam cevap verecekken, yakınlarda bulunan başka bir adam yanlarına yaklaşmış. Bilmiş bir tavırla: “Hanımefendi, bence parfümünüzün markasını söylemeyin. Çünkü yarın bir gün başka bir adam da beyefendinin eşinin kokusunu beğenir, sonra gelip ona da aynı soruyu sorar.” demiş.