Aklım dursa, fikrim yansa; ne çıkar?
"Aklı yok, fikri yok" diyor ya hani;
İşte öyle bir boşlukta, ismin canımı yakar,
Kalemimin ucu kör, kağıdım dilsiz yani.
"Deli mi, divane mi" diye sorma bu kalbe,
Hangi mantık sığdırır seni bu harbe?
Ben bir yazarım güya, sözüm geçerdi dünyaya,
Şimdi bir nakaratla yıkıldım, döndüm yaya.
Ne hikaye kaldı bende, ne bir satır başı,
Seni sevmek; ömrün en dürüst telaşı.
Fikrim sende tutuklu, aklım ise firar,
Müslüm çalıyor fonda, bende kıyamet var.
Mehmet Kurtar.
Burun Kız kardeşim yıllar önce vergisini vererek elde ettiğim Allah vergisini burnuma ithafen bu kitabı almış. İlk sayfasında ana karakterin kahvaltıda iki baş soğan ve ekmek yemesi kendini yalnız hisetmememe neden oldu. Bir süre önce ( 3 ay önce) kahvaltıda canım taze soğan ve ekmek istemişti ( hamile değilim). Öğrenen herkes çok yadırgamıştı. Halbuki benim Rus genlerim debreşmiş. Fotoğraf yeterince estetik görünmüyor. Nitekim paylaşmak için çekmemiştim i. Kıymetli eşime anlık olarak atmıştım. Ancak lise yıllarından kalan pijamam ve parmağımda duran söz yüzüğüm ben de paylaşma isteği oluşturdu.