Mehmet

Mehmet
@eskidefter
Bir zaman hatası.
8 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Issız ada yoktur
Ben düşünmeye başladığım anda mesela, yanıma daha almadan kendimi. bütün adalar ıssızlığını yitirirdi.
Reklam
Masumiyet Müzesi Üzerine Notlar
Masumiyet MüzesiMasumiyet Müzesi Füsun’da değişen neydi? O kadar şehvetli birlikteliklerden sonra durulmasını neye bağlamalı? Aşk bitti mi? Yoksa aşk zaten böyle bir şey mi? Bedeni ilk ele geçirdiğinde bir şok dalgası ve dengesizlik hali. Tamam. Damarlardaki kan akışının hızlanması, ruhun buna ayak uydurma çabası, çarpıntılar,sarsıntılar, hızlı alınan kararlar ve yanılgılar ile tamamen duyguların egemen olduğu bir zaman dilimi. O da tamam. Ya sonra ne oluyor? Mantık mı devreye giriyor? Kalp yorgun mu düşüyor? Durulma süreci miydi orda yaşanan? Aşka alışmak mümkün mü? Yoksa gerçek aşk, her zaman yaşam acemisi ve daima küçük bir çocuk muydu? Ya uzun boylu aşklar , şöyle ayağı yere sağlam basan cinsinden? Yoksa buna aşk denmez mi?
Edebiyat
Masumiyet Müzesi Üzerine Notlar
Masumiyet MüzesiMasumiyet Müzesi Mutluluğun geçici ve anlık bir duygu olduğunu bilmeme rağmen , mutlu sonlara hep şüpheyle yaklaşan ve öykülerin mutlu bir sonla bitmemesinin doğal bir şey olduğunu kavrayabildiğim halde neden içten içe Kemal’in Füsun’u bulmasını ona kavuşmasını istiyorum? Niçin ona hiç ulaşamayacak olması ihtimali garip bir hüzne sürüklüyor beni? Tamamlanmamış yarım kalmış olmasından mı? Neden hep bu tamamlanma arzusu içimizde? Yarım kalmak,bırakılmak içimizdeki sonsuzluk arzusunu/duygusunu daha belirgin hale getirmiyor mu oysa?
Edebiyat
Yaşamıma yabancılaştığım ölçüde özgürüm.
Yaşadıkça hesaplaşmamız gereken yeni geçmişler biriktiriyoruz. Listeden yeni düştüğümüz birini çok geçmeden başka bir “dün” izliyor. Dün... Zamanın neresinde gerçekten vardık? Neresinde gördüklerimiz bir hayaldi ve biz onları gerçek sandık? Güzel olan çoğu an niçin hiç yaşanmamış gibi? Sanki bir rüya görmüşüm ve o rüyayı birine anlatmışım. Hayra yormuşuz o kadar. Tam da böyle bir his. İşte o kadar gerçek. Ya da bir düş kurmuşum. O düşe fazla inanmaktan gerçeklik duygumu kaybetmişim gibi bir duygu bu. Düşü gerçek sanmak kadar budalaca yaptığım. Geçmiş ve iyi anlar niçin bir kitap sayfası kadar yakın ve bir o kadar uzak? Gerçek nerede? Hangi hayal en gerçek olan? Yaşam koca bir düş müydü?
Reklam