Yasaklanmış bir ülkedir gözlerin. Geçit vermez yerleşik sevdalara. Yurtlandırmaz bir bakışı, gülüşü. Konar göçer kirpiklerinin ucundan. İhlali sonsuzluktur bu sınırların, İhlali kayboluştur bu gözlerin, İhlali esaret, ihlali sürgündür. Bundandır sana sürgünlüğüm. Gözlerinin önünden geçişim bundandır. Geçip de konuk olamayışım. Bundandır defalarca gölgen kadar yakınlaşıp da Yüreğinin izini seyredişim Elimi sonsuz kere uzatıp, Gizliden bin kırıkla geri çekişim bundandır. Bundandır dokunmaya bir adım kala eşkıya misali kaçaklığım. Hiç bir şeyle tarif edemeyişim gözlerini Derinliğinin ve gizlinin sırrına eremeyişim kelimelere sığdıramayışım Bundandır mahkum edildim sürgünlüğe İsyanım sana değil zamansız gidişinedir isyanım, yüzüne el süremeyişimdendir. İsyanım, yüreğine dokunamayışımdandır. Gözlerinin içinden öpemeyişimdendir isyanım. Sürgün edildim sana
Hissettiğim her güzel duyguda aklıma gelmenden çok yoruldum, başıma bela mısın, eşkıya mısın, nesin bilmiyorum ama yüreğimin en ücra köşelerinde bile her bir zerremle seni seviyorum..
Reklam
Kaliteli insanla oturan güzel insan, eşkıyayla oturan eşkıya olur. Gül bahçesinde duran, gül olmasa da elbet gül kokar.
Araf’ta kalmak bu olsa
Ne eşkiya olmaya gönlümüz razı oldu. Ne evliya olmaya nefsimi müsade etti. Ziyan ettik ömrümüzü.
Eşkiya
Korkma... Sadece toprağa gideceksin, sonra toprak olacaksın, sonra sularla birlikte çiçeğin bedenine yürüyeceksin, oradan özüne ulaşacaksın. Çiçeğin özüne bir arı konacak. Belki o arı ben olacağım.
Film
3 Mayıs 1987//Uğur Mumcu
Kafalarında seçim sandığı taşıyan siyasetçiler unutulacak; aydınlara, sanatçılara en acımasız cezaları verenler unutulacak; devlet adına yol kesen eşkıya unutulacak; beyinlere dikenli teller dolayanlar unutulacak; devlet başkanları unutulacak; kırmızı plakalı arabalara tırmanmış başbakanlar unutulacak; bakanlar unutulacak... Resimleri ile Dinolar, Arbaşlar; romanları, öyküleri ve yazıları ile Yaşar Kemaller, Aziz Nesinler, Rıfat Ilgazlar, Sabahattin Aliler; şiirleri ile Nazım Hikmetler, Ceyhun Atuflar, Hasan Hüseyinler, Ahmet Arifler hep yaşayacaklar!.. Türküler söylendikçe Türk diliyle / Seni seviyorum gülüm dendikçe, Türk diliyle”, bu ressamlar, bu yazarlar bu şairler hep anılacak!.. Yasak olsa da anılacak... Yasak olmasa da anılacak... Bugün salonlarda anılacak... Yarın alanlarda anılacak... Devletlüler unutulacak ve yarınlara, ilkellikleri dışında bir iz bırakmadan unutulup gidecekler bir bir. Avni’nin atları kalacak yarınlara... “Gülüm Kuvvayı Milliye atları, / Gözüm Kuvvayı Milliye atları...” Yasak üstüne yasak konsa da yaşayacaklar; adları okul kitaplarından çıkarılsa da yaşayacaklar, şiirlerinden, yapıtlarından devlet televizyonunda, radyosunda tek sözcük bile olsun söz edilmese bile yaşayacaklar!.. “Türküler söylendikçe Türk diliyle / Seni seviyorum gülüm dendikçe, Türk diliyle”, bu ressamlar, bu yazarlar bu şairler hep anılacak!.. Yasak olsa da anılacak... Yasak olmasa da anılacak... Bugün salonlarda anılacak... Yarın alanlarda anılacak... Devletlüler unutulacak ve yarınlara, ilkellikleri dışında bir iz bırakmadan unutulup gidecekler bir bir. Avni’nin atları kalacak yarınlara...
Alıntı
Reklam
Reklam