Elbette birileri gelecek,birileri gidecek.
Ya gidene kadar yaşadıkları onları nasıl ifade edebilicegiz? Zaten gidecek diye hiç bir duygu yaşanmadan mi kalacak.
Hangi keşkelerden bahsediyoruz ki yaptıklarından dolayı oluşan mı yapamadıklarından mı?
Hayır efendim!! bazen birlikte geçen en küçük anın, sakayla söylenmis en kuçuk sozun bile zihinde o kadar büyük bir yeri var ki...
O anları düşününce sorulması gereken sorunun gitmek ya da kalmak olmadığını, gidene kadar yaşadıkları olduğunu, uzaklaşmadan anlamanın değerinin çok daha önemli olduğunu soylerim...#sbtshn#
Gregor Samsa; zaman zaman içimizden geçen düşüncelerin, kendimizi soyutladığımız anların, bedensel ölümden önce kendimizde öldürdüklerimizin tasviri olmuş.
Algılamak istediğimiz gibi algılıyoruz, görmek isteğimiz gibi görüyoruz bunu oluşturan şey artik geçmiş yaşantılarımız mi yoksa şimdide oluşan sezgilerimiz mi? Bu soruya cevap ararken bile o anı kaçırma niyetinde değilim. sezgilerin gücü her zaman daha fazla.Yakaladığımız en küçük detaylar bizde bütünleşip sezgilerimizle sonuca varmamızı sağlıyordu. Yanılgılarımız mi? Yoksa o şekilde görmek istediklerimiz mi? Her ikisi de aynı. Düşüncelerimizi ve algilarimizi değiştirmek isteyenler bir şeyi unutuyorlar. "duyguları" işte kacirmadigimiz detayları burdan yakalıyoruz. Çünkü kalp herşeyden önce var ve öyle de olacak...#sbtshn#