Dönüşüm

Franz Kafka
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·80 syf.·
2020 22. kitabı
Gregor Samsa; zaman zaman içimizden geçen düşüncelerin, kendimizi soyutladığımız anların, bedensel ölümden önce kendimizde öldürdüklerimizin tasviri olmuş.
DönüşümFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 2018267,6bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2021 87. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2021 20:09
#Okudum #KitapYorum #Dönüşüm #FranzKafka #Öykü #96sayfa #ÇevirenSercanKuyucu #DokuzYayınları Merhaba arkadaşlar, ‍️ Okuduğum eser kısa, ancak gönlümde ve beynimde bıraktığı iz devasa. Sayfalar dolusu yazılsa bu sıra dışı yaşananlar, asla bu etkiyi bırakamazdı sanırım. Kitabın ilk cümlesiyle yorumuma başlamak isterim, ️ “Gregor Samsa bir sabah tedirgin düşlerden uyandığında, kendini yatağında devasa bir böceğe dönüşmüş buldu.”️ Zaten bu giriş cümlesi flaş bir etki yaratıyor hemen. Nasıl yani? Garip, acaba öykü nereye götürecek? Ruh hali çok tuhaf, ne yaşandı ki yazar kendini bir böceğe dönüşmüş halde buldu? gibi bi dünya soru yumağına dönüşen bir beyinle merakla okumaya devam ediyorsunuz. Sonra neden bukalemun değil de böcek? Ya da başka herhangi birşey değil? sorusuyla devam ettim. Okudukça tüm sorular bir bir yanıt buldu. Şimdi kısaca konusundan bahsedeyim, Sistem içinde köleleşen, sürekli olarak bazı sorumlulukları yerine getirmesi istenen bu sorumluluklar yerine getirilmediğinde toplum tarafından dışarı atılan insanı tarif eden Gregor Samsa'nın muhteşem öyküsüdür Dönüşüm. Aile borç yükü altında ezilmektedir. Gregor aileyi maaşı ile ayakta tutmaya çalışan kişidir ve herkes Samsa’nın eline bakar. Taa ki, Gregor bir gün böcek olarak uyanana kadar. Onun böceğe dönüşmesi ailede önce paniğe sonra nefrete ve dışlamaya yol açar. Böcek olarak uyanan Gregor da büyük bir paniğe kapılır. Ancak onun paniği bu dönüşüme yönelik değil, bu dönüşümün etkilerine yönelik yaşar. Şöyle ki, Gregor böcek olduğu için değil, işe geç kalacağı için panik içindedir. Artık Samsa ya eve para getiremezse.! İşe yaramaz değersiz biri olursa.! İşte öykünün can alıcı tarafı budur. Sıkıntıların, ailevi sorunların -ki aile burada toplumu da temsil eder- parasızlığın orta sınıf bir genci
DönüşümFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 2018267,6bin okunma
Böcek
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 00:00
Gregor Samsa adlı karakterin birgün uyandığında bir böceğe dönüştüğü ve sonrasında yaşadığı olayları anlatan farklı ütopik bir kitap… ailenin bir taraftan geçim sıkıntılarını düşünürken Gregorun böcek olması ile birlikte aileye herhangi bir katkısının olmayışı ve ailenin oğullarını böcek olduğu için suçlaması, ailesi tarafından reddedilişi bir böcek olarak hayata bakışını anlatmaktadır. Kendi öz oğullarından korkmamaları, öldüğünde ise Mutlu olmaları ise enteresan bir durum… Her okuyanın kendi bir aile dramı bulacağı bir roman… iyi okumalar
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 2018267,6bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2020 2. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2020 01:52
Bir oturuşta okuduğum bir kitap oldu. Ama kitap bittikten sonra uzun bir düşünme süreci başladı ve toplum olarak bizden olmayana karşı nasıl tahammül edemediğimizi düşündüm. Dönüşüm metaforu sayesinde insan olmak ve insan olarak kalmanin boyutları üzerine kafa yoracağınız, kesinlikle herkesin okuması gereken harika bir kitaptı
DönüşümFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 2018267,6bin okunma
10/10
·80 syf.··
2018 7. kitabı
Kalemini çok sevdiğim yazar Kafka ile tanıştığım kitap. Okurken dalıp gittiğim, her önüme çıkana tavsiye ettiğim bir kitaptır. Franz Kafka'nın tüm eserlerini okuyacağıma karar vermeme sebep oldu aynı zamanda. İnsanı düşünmeye sevk eden inanılmaz güzel bir roman. Kitabın farklı basımlarında kitabın adı "Değişim" olarak görünebiliyor. Fakat bu kitap benim için yalnızca "Dönüşüm" adıyla var olacak.
DönüşümFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 2018267,6bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2019 16. kitabı
Kitabı okuduktan sonra aklıma Kafka'nın, "Dayanılmaz olan yaşam değil, insanlarmış" sözü geldi. Bu sözün yansımalarına dönüşüm kitabında fazlasıyla şahitlik ediyoruz.
DönüşümFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 2018267,6bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2019 29. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2019 00:06
Bir sabah uyandıgınızda diye başlamanın anlamsızlıgının farkındayım. Bu kadarını zaten kötü kapak tasarımları sayesinde bilmeyen yoktur. Kitap mutlaka bir kez daha okunacak, çünkü bunu fazlası ile hak ediyor. Topluma yabancılaşan insanın en yakınları tarafından bile nasıl yalnız bırakıldığını, anlaşılamamanın zorluğunu harika bir metafor ile aktarmış. Bir böcek karakteri ile insanların kalbine dokunan harika bir yazar. Çok severek bir solukta bitirmiş oldum. Sizlere de keyifli okumalar dilerim. Ayrıntılı düşüncelerim ay sonu okuduklarım videosunda olacak. Dilerseniz kanalıma abone olup, videolarıma göz atabilirsiniz. youtube.com/channel/UCfOYAd...
DönüşümFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 2018267,6bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2021 10. kitabı
İyi bir kitap. Derin okuma yapabilenlerin sürekli yeni anlamlar ve metaforlar bulabileceği, Kafka'nın (özellikle ülkemizde) amiyane tabirle atarlı sözlerinin dışında ne kadar yetenekli bir yazar olduğunu bana göstermiştir.
DönüşümFranz Kafka · Altıkırkbeş Yayınları · 2018267,6bin okunma
10/10
·80 syf.··
2015 5. kitabı
"hayatta her insanın kendini gregor samsa gibi hissettiği zamanları olmuştur" kafka'nın sembolizmin ve soyut düşüncenin dibine vurduğu hikaye. fiziki bir değişiklikten yola çıkarak, belki de duygu dünyamızda bunun binlerce katı ters değişiklikleri ne kadarda doğal karşıladığımızı yüzümüze vurur. düşünülenin aksine değişen gregor samsa değil, ailesi ve çevresindekilerdir bana göre. yazarın tam olarak ne anlattığından çok sizin ne anladığınıza bağlı bir kitap.hayatınızın her döneminde, her her okuyuşunuzda, yeni bir şey bulursunuz içinde, hayatınızdaki her dönüm noktasında, ilkokuldan liseye, liseden üniversiteye, her dönemde bir şeyler katar bu kitap size. hep kendinizden bir parça bulursunuz. bir insanın böceğe dönüşmesiyle bir böceğin insana dönüşmesi arasındaki ayrımı düşündürür ilk başta. sistemin çarklarından biri olursan, yaşarsın. Ama özgürlüğünü, sistemin belirlediği sınırlar dahilinde yaşamak zorundasındır. eğer çarktan ayrılmayı seçersen asıl özgürlüğü yakalamışsın demektir. ama bu sefer de toplum tarafından dışlanırsın. insanlar, onlara yük olduğunu sana hissettirmekten kaçınmazlar. psikolojin dağılır, yalnızlaşırsın ve sonunda ölürsün. en acısı da, kimse pek üzülmemiştir ölümüne. kurtulmuşlardır senden çünkü… insanlara faydan dokunuyorsa onların herhangi bir ihtiyacını karşılıyorsan, sevilirsin, sayılırsın. eğer bir faydan dokunmuyorsa ve hatta zararın dokunuyorsa insanlar tarafından yavaş yavaş dışlanırsın. ilişki bu duruma geldiğinde artık onların umrunda olmuyorsun ve gözlerinde bir böcek olarak görünüyorsun sadece. bunu hayatınıza da uygulayabilirsiniz. siz insanlara iyilik yapsanız da bu iyiliği kestiğiniz vakit karşı tarafın takındığı tavrın bir anda nasıl değiştiğini görebilirsiniz rahatlıkla. iyilik artık mesuliyete dönüşür…
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,6bin okunma
6/10
·96 syf.·
2024 14. kitabı
Sanki 100 yıl önceden bu günleri anlatıyor, ya da eserin idesinin dönemden bağımsız olmasının sonucu da olabilir. Düzenin çarklarından biri olarak yaşamaya zorlanan toplum ve bir şekilde o çarkın dışında kalan birinin en yakınları tarafından dahi nasıl dışlandığının hikayesi...
DönüşümFranz Kafka · İndigo Kitap · 2019267,6bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.