Cennetle cehennem üzerlerinde var oluşumuzun döndüğü iki noktayı dile getiren iki büyük şiirdir. Sevinç ve acı.Cennet duygularımızın sonsuzluğunun imgesi değil midir? hep de öyle olmayacak mıdır? Bu sonsuzluk ancak parça parça çizilebilir, çünkü mutluluk bir bütündür. Cehennem de acılarımızın sonsuz işkencelerini simgelemez mi? Bu acılardan da biz şiir eserleri yaparız, çünkü onların hiçbiri diğerine benzemez.
"Bende" dedim, "duygularla ve egoyla çarpılmamış, serinkanlı, duru bir gözlem alışkanlığı var. Belki fark etmişinizdir; her şeyi ve herkesi gözlerim. Birçok insan bunu yapamaz, çünkü aşırı derecede kendi duygularıy la ve egosuyla meşguldür. Başkalarıyla ilgilenemez."
Salları, sığırları, koyunları, insanları yutan Fırat'ın içindeki dipsiz kuyular gibi bilgiyi bir anda emmek, tüketmek iste yeceksin. Ama öğrenmek kolay değildir, bir kaplumbağa gibi sabırlı, başı göklere değen yalçın kayaları un ufak eden rüzgâr kadar inatçı olmalısın.