Eslem Serdar

7/10
·112 syf.··
2025 57. kitabı
Otoritenin salt sözle kül edilmeyeceğinin bilinciyle hakikat iddiasını filhakika tüküren bir eser. Hem Felsefe-i Ferd'in müellifi Baha Tevfik hem de editörü Burhan Şaylı'nın iddiasıyla orantılı bir dil ve metot kullanmış olması, gözlemlemesi keyifli bir detay. Dil anlamında bahsettiğim orantı yazım kurallarının otoritesini reddetmenin yanında, klasik soğuk ve akademik tondan zaman zaman ayrışan samimi eleştirileri de kapsıyor :) "Ey kinini boşluklara haykıran kalabalık! Yüzünü dön, fermanlar yanık. Kılıç kuşananın, ferman Kendişah’ındır! Başka şah istemeyişimiz, haysiyetimizdendir. Açılın kapılar kendimize gidelim!" (1987, Ene'l-Hak Ene'l Halık, Burhan Şaylı) Eser gerçekten de eleştiri gücünü kendisi dışında yerel bir birikime dayandırmıyor; Baha Tevfik'in Osmanlı'nın ilk felsefe dergilerinden Felsefe Mecmuası'nı kurması, zühde sarılmış tasavvurların mekaniğini hesaplanmaya çalışması, gelenek ve görenekleri topyekun reddi ona cismani bir kutbiyet rolu vermiştir. Kendisi bu rolde kuşandığı kılıcıyla Rıza Tevfik'e, Şehbenderzade Ahmed Hilmi’ye, Ziya Gökalp'e, Ali Kemal'e savaş açmıştır. Osmanlı'nın ilmi ve ahlaki olarak hiçbir yetkinliği olmadığına mevzubahis isimler ve onların eserlerinin tenkidiyle varmıştır. Bu eserdeki bir yazısında hususen Plotinus ve İbn'ül Arabi'yi karşılaştırmıştır. Kendi topraklarında fikrî savunusundaki yalnızlığı ona birçok Avrupaî sözün ilk defa bu dilde söylenmesine imkan sağlasa da bu derlemesinde benzer görüşlerdeki arkadaşlarının yazılarına da yer vermiştir. Otorite, memurluk, diğergâm değerler, evlilik konularına karşı "çağın sonu"nu getiren karamsar eleştirilerle doludur. Osmanlı'nın pek alışık olmadığı, ancak günümüz için pek klasik eleştiriler güncelliğini nispeten korumaya devam ediyor.
Felsefe-i FerdBaha Tevfik · Yumuşak G Yayınları · 199752 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Boş
Puan vermedi·672 syf.··
2025 3. kitabı
Köktenci Hristiyan bir ailede, fazla sansürlü büyümüş bir karikatüristin ses getiren grafik romanı. Kendisi medyumluğa ilgi duymuş, bunu romandaki İncil-Kuran numerolojisi ve İslam Mitolojisini kullanış biçimiyle açıkça görmek mümkün. Bu eserinden önce, ailesine artık Hristiyan olmadığını söylemek için yazdığı/çizdiği Blankets grafik romanı dünya çapında ödüllerle bezenmiş. Yazar, bir röportajında Blankets'te Hristiyanlıkla "oynadığı" gibi Habibi romanında aynı şekilde İslam ile oynadığını dile getirmiş. Doğu motiflerini, kıssa, ayet, hadis, hat sanatını, zaman akışını, görsel tasarımı ve iç içe geçmiş olay örgüsüyle ilgi çekici ve sürükleyici bir kurgu öne çıkarıyor ama...-henüz ahlaki değerlerini kaybetmeyenler için- çok rahatsız edici bir woke ürünü. Kitap tmaamıyla cinsellik, şiddet ve oryantalizm üzerine kurulu. Kurgu, çok tırmalayan seks(+ist) sahnelerle dolu. Cinsel grafikler, Korkunç grafikler, Ve yine cinsel grafikler... "Günahkar tümörleri"ni kestirip kendilerini kadınlaştırmak için mesai harcayan, makyaj ve güzel giyinmeye takıntılı, insanları rahatsız edip " sadaka" toplayarak geçimini sürdüren, çağdaş karşılığı farklı olan :) ama romanda "sufi" olduklarını iddia eden bir grup... Hadımlar Konağı İyi çalışılmış Doğu mistisizmini modern sjw konseptleriyle süslemek ilgi çekici olduğu kadar anlamsız bir çaba :D Hayvan tasvirli hat eserlerinden esilenerek bunu kadın bedenine uyarlamak... Olay akışı boyunca feminist kuramı okşayıp, metalaştırılmış kadın bedeni dışında bir şey sunmayan bir kitap. Arkası durmak bilmeyen sjw'ların yeni türetimi: Freud-Fuzuli karması hadımlı siyah-fahişe beyaz aşkı. Tarihsel yontma ve kötü restorasyonlardan, kutsal metinlere alaydan oluşan fazlasıyla tuhaf bir kurgu; okunmazsa dünyaya olan ümidi yitirmek adına bir sebeple
HabibiCraig Thompson · KaraKarga Yayınları · 2024161 okunma