Hatıralar onları hatırlayanlardan kurtulur, yıldızların içinde kıpraştığı o çividi derinliğin dibinde saklanırlar. Orada seni umarlar, beklerler. Bir gün uykuya dalmak üzereyken onları davet etmeni arzularlar. Hasretle yanan bir âşığın dudakları gibi seni sayıklarlar. Yeniden can bulabilmek için… Hatıralar bizim metruk menzilimizdir. Hepimiz nihayetinde bir hatıradan ibaretiz. Geri kalan her şey toprak ile sema arasında kayıp.
Ömrümüzün bir türlü dinmeyen pişmanlıkları yüzünden, gözpınarlarımızdan takatsizce süzülen o sıvıdan daha keskin zehir var mı ki? Panzehiri olmayan tek zehirdir gözyaşı. Çünkü o içimizden gelir.