Tepede yıldızlar da huzurluydular... Tabii, onları ne rahatsız edebilir? Huzursuzluk onların lügatinde yoktur. Hep bir ışıltılı kutlama halindedirler; bu onların sonsuz balosudur.
İnsanlar her yanı ölçüp saymayı severler, anladım da, yaşamın yitip giden her bir saniyesine sihirbaz titizliğiyle eşlik eden bu sayacı bağırlarında nasıl taşıyabilirler?
Düşünmek kendi başına yetersizdir, düşünceleri sözcüklere dökmedikçe tam bir duruluk , açıklık, kesinlik kazanamazlar. Onları askerler ya da telgraf direkleri gibi sıraya dizmek, demiryolu hattı misali ufka uzatmak, bu arada yolun köprülerini, viyadüklerini kurmak; setlerini, virajlarını yapmak, önemli yerlere duraklarını koymak gerekir - düşünceler, ancak o zaman açık hale gelir.
Yeryüzüne geleli şunun şurasında kaç gün oldu, ama şimdiden birkaç kez tımarhanenin sararmış duvarları, davetkâr biçimde aralanan kapısı gözümün önünde belirdi.