"A sevgili!.. Neden sabrın tutuklu da gözyaşların özgür? Neden ağlamaktasın da gülmüyorsun? Bin mihnette bile beni unutmamışken, şimdi neden? Ya neden yüzüme bakmıyor, benimle konuşmuyorsun?"
Gözleriyle gözlerim işte o anda buluştu. Sesi adından daha billur idi:
"Ben demek yakışmaz burada sen var iken; düşer mi söz söylemek, sevgili söylerken?"
İçimden yanıma gelsin, bir şey sorsun, bir şey söylesin istiyordum. Belki o da benim bir şey söylememi, itham etmemi, tehditler savurmamı, hatta hinç ile üzerine yürümemi bekliyordu. Günler geçti, hiçbiri olmadı.