Bazı şeyler vardır, cinsellik gibi hissettirmezler. Bazı şeyler de o kadar cinsel hissettirirler ki sadece okurken bile bunu anlayabilir, görebilirsiniz.
İlk başta uyarmalıyım, kitabı ne kadar aseksüel yönelimimi bir kenara bırakıp okumaya çalışsam da bir yerde, yoruldum... Seksüel kişilerin bile okurken bu gerçekçi anlatımla yeri geldiğinde iğreneceklerini yeri geldiğinde hissedeceklerini tahmin edebiliyorum. Ama sonuç olarak en önemli şey, bu kitaptakilerin 'gerçek' olması. Palahiusk bizlere kurgunun sadece romantize edilerek anlatılmayacağını gösteriyor. Oldukça realist, yalın ve bir o kadar da mizahi bir dille porno endüstrisini elden geçirmesini izliyoruz.
Kitabın konusuna gelirsem, olduğunca spoilerdan kaçınarak anlatacağım. Cassie Wright adındaki porno yıldızı, artık yaşını almış ve kariyerini bitirmeden önce bir dünya rekoru kırmak istiyor. 600 adamla yapılacak olan bu çoklu-giriş rekorunu denemek demek, bir intihara teşebbüs demektir. Herkes de bunun farkında olmasına rağmen kimse onu durdurmaz. Çekimlerin yapılacağı yerde gelen 600 adamın hepsini sırayla içeri almak için kollarına numaralar yazarlar. Bu bekleme salonunda tanışan genç Bay 72, kariyerini kurtarmaya çalışan Bay 137, asla yaşlandığını kabul etmeyen Bay 600 ve Cassie'nin asistanı Sheila'nın gözünden sırayla anlatılır hikaye. Bu çekimlerden sonra, Cassie'nin daha da ünleneceği bilindiğinden ve zaten önceden de bir çocuğu olduğu söylentisi çıktığından herkes Cassie'nin çocuğu olduğunu iddia eder. Sonuçta bir porno yıldızının ölümünden sonra, özellikle de dünya rekoru kırmış ünlü bir yıldızın ölümünden sonra hiç de az bir meblağ miras kalmaz.
Kitabın kurgusu, özellikle de son sayfalarda beni oldukça tatmin etti. Anlatımda ise daha önce hiç görmediğim bir dil kullanılmıştı, bildiğimiz yeraltı