İskender Pala nın okuduğum diğer kitaplarına göre daha ilk sayfalarda kendimi içinde buldum. Akıcı ve tat veren bir dili var.
Ailesini kaybetmiş birinin intikam almak için Musa ve Hızır as ın hikayesinde geçen olayları düstur edinerek hedefine ulaşmak uğruna gösterdiği hırs. Ektiği fitne ve nifak tohumları....... Velhasıl Fitne adam öldürmekten beterdir.. dedirten bir hikaye.....
Ölüm kararı verilene kadar, soluk aldığımı, hareket ettiğimi, diğer insanlarla aynı ortamda yaşadığımı hissetmiştim, şimdi dünyayla benim aramda bir sınır olduğunu kesin bir şekilde kavrıyordum. Hiçbir şey bana önceki gibi görünmüyordu.
Adından da anlaşılacağı üzere bir idam mahkumunun içinde bulunduğu durumu anlatmış. Öleceğini bilerek beklemek...
O çağın insanlarının ölümü coşkuyla izlemeleri korkunç....