İşten, çeşit çeşit acı ve en çok da sürekli haksızlıktan, kişisel ve dünyevi günahlardan ezilmiş olan basit,alçakgönüllü Rus ruhu için en büyük ihtiyaç, teselli, kutsal bir varlık, bir ermiş bulup önünde secdeye kapanmaktır. “Bizler günahla , haksızlıkla , çeşitli dalaverelerle kaplıyız, ama dünyanın bir köşesinde kutsal, büyük birisi var; o, hak yolundadır , hakka ulaşmıştır, öyleyse dünyada hak vardır; günün birinde bize de gelmesini bekleyebiliriz. Kitapların vaat ettiği gibi,bir gün bütün dünyada hükmünü sürmeye başlayacaktır."
Sanırım yakında iyileşirim. İçimde ya da uzayda bir şey kırılacak. Bilinmedik yüksekliklere tırmanacağım. Dünyada yalnızca hasat, katlanılmaz bekleyiş ve ifade edilemez sessizlik var.
Zaman yırtılıyor. Çocukluğun puslu toprakları nerede ? Ya o karanlık uzaydaki eliptik güneşler nerede? Boşluğa düşmüş yol nerede ? Mevsimler anlamlarını yitirdi. Yarın?Dün ? Bu sözcüklerin anlamı ne ? Yalnızca şimdiki zaman var . Bir bakıyorsunuz kar yağıyor . Bir bakıyorsunuz yağmur. Güneş açıyor , rüzgar esiyor. Tüm bunlar şimdide . Bunlar olmadı , olmayacak . Şimdi var . Hepsi birden var. Çünkü olaylar bende yaşıyor, zamanda değil . Ve bendeki her şey şimdiki zamanda .
Hayatın, olduğundan farklı olamayacağını düşünüyordum, yani hayatın adeta hiçbir şey olduğunu. Ama hayat bir şey olmalıydı ve ben o şeyin olmasını bekliyordum, o şeyi arıyordum.