Esma Cihangir

Esma Cihangir
@esmacihangir
İstanbul Üniversitesi
Adana
1 Aralık 1999
7 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Tirmizî’nin naklettiği sözlere göre Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyor; ‘’İsrailoğulları türlü türlü kötülüklere dalınca alimleri onları vazgeçirmeye çalıştılar. Onlar kötülük işlemekten vazgeçmedikleri hâlde alimler onlarla birlikte yiyip içmeye ve oturup konuşmaya devam edince Allah kalplerini birbirine benzetip işledikleri isyandan ve azmış olmalarından dolayı kendilerini Davud’un ve Meryem oğlu İsa’nın dili ile lânetlemiştir.’’
İslam
Reklam
Tabiiyyunların, mevhum ve hakikatsız tabiat dedikleri şey, olsa olsa ve hakikat-ı hariciye sahibi ise; ancak bir san'at olabilir, Sâni' olamaz. Bir nakıştır, Nakkaş olamaz. Ahkâmdır, hâkim olamaz. Bir şeriat-ı fıtriyedir, Şâri' olamaz. Mahluk bir perde-i izzettir, Hâlık olamaz. Münfail bir fıtrattır, Fâtır bir fâil olamaz. Kanundur, kudret değildir; kadir olamaz. Mistardır, masdar olamaz. Asâ-yı Mûsa - 167 عصا موسى (Asayı Musa) Bediüzzaman Said Nursî
Din
Evet madem mevcudat var ve inkâr edilmez. Hem her mevcud san'atlı ve hikmetli vücuda geliyor. Hem madem kadîm değil, yeniden oluyor. Herhalde ey mülhid! Bu mevcudu, meselâ bu hayvanı ya diyeceksin ki, esbab-ı âlem onu icad ediyor; yani esbabın içtimaında o mevcud vücud buluyor.. veyahud o kendi kendine teşekkül ediyor.. veyahud tabiat muktezası olarak, tabiatın tesiriyle vücuda geliyor.. veyahud bir Kadîr-i Zülcelal'in kudretiyle icad edilir. Madem aklen bu dört yoldan başka yol yoktur, evvelki üç yol muhal, battal, mümteni', gayr-ı kabil oldukları kat'î isbat edilse; bizzarure ve bilbedahe dördüncü yol olan tarîk-i vahdaniyet, şeksiz şübhesiz sabit olur. Asâ-yı Mûsa - 157 عصا موسى (Asayı Musa) Bediüzzaman Said Nursî
İslam
Eğer görsen, anlarsın ki: Benim Sâni'im öyle bir zâttır ki; hiçbir şey ondan gizlenemez, hiçbir şey ona nazlanıp ağır gelemez. Yıldızlar, zerreler kadar ona kolay gelir. Bir baharı bir çiçek kadar sühuletle icad eder. Koca kâinatın fihristesini, kemal-i intizamla benim mahiyetimde derceden bir zâttır. Asâ-yı Mûsa - 147 عصا موسى (Asayı Musa) Bediüzzaman Said Nursî
İslam
Hem hiç mümkün müdür ki; zeminin yüzünü mütemadiyen zîhayatlarla doldurup boşaltan ve kendini tanıttırmak ve ibadet ve tesbihat ettirmek için bu dünyamızı zîşuurlarla şenlendiren bir Sultan-ı Zülcelal, semavatı ve yıldızları boş ve hâlî bıraksın; onlara münasib ahaliyi yaratıp, o semavî saraylarda iskân etmesin ve saltanat-ı rububiyetini en büyük memleketinde hademesiz, haşmetsiz, memursuz, elçisiz, yaversiz, nâzırsız, seyircisiz, âbidsiz, raiyetsiz bıraksın? Hâşâ, melekler sayısınca hâşâ! Asâ-yı Mûsa - 59
Sayfa 59·Kitabı okudu
İslam
Reklam