Yazarın Simyacı kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı ve ilk okuduğum eserinde olduğu gibi bu kitapta da şaşırdığım ve hatta yazara hayran kaldığım birkaç noktalar oldu.
Kitabı okurken zihnimde beliren soru şuydu:
Veronika ölmek istiyor mu? Bence asıl sorulması gereken soru da bu olmalı. Veronika ölmek istemiyordu(!). Veronika'nın ölmesini isteyen şey ise; toplumun bize dayatmış, benimsememizi ve uygulamamızı zorunlu kılmış bazı "dar" kalıp düşüncelerdi. İnsanın iç benliğini dinleyerek, zamanın ve " anın " tadını çıkarıp, yaşadığımız her dakikanın bize bir mucize olduğu düşüncesiyle hareket edersek gerçek mutluluğu yakalayabileceğimizi anlatan bir eser...
Coelho, başarısız intihar girişimi ardından bir haftalık yaşamı kaldığını öğrenen ve bu sürede intihar düşüncesini sorgulamasına ve değişmesine neden olan Veronika'nın, ölüm ile yaşam arasında kaldığı sarsıcı bir olayı bizlerin de gerçekten yaşamımızı tekrardan gözden geçirerek içsel hesaplaşmamıza neden olan bir hikayeyi anlatılıyor.
Keyifli okumalar.
Stefan Zweig bu kitapta kimlik bunalımı olan ve yalnızlık duygusuna sahip olan Berger'in, yaşamının kısa ama oldukça etkileyeci olan bir kesitini anlatmakta. Yazarın kalemi diğer kitaplarında olduğu gibi Kızıl kitabında da özgün ve etkisinin kişi üzerindeki kalıcılığı da oldukça fazla.
Berger'in "Günledir kimseyle konuşmuyorum. Bazen sokakta insanların peşine takılıyorum, sözcüklerin tınısını duyabilmek için konuşmalarını dinliyorum...binlerce insanın arasında yalnız olmanın ne demek olduğunu bilemezsin." sözcüklerinde bir nevi kendimi buldum. Sizce de öyle değil mi?Etrafımızda ne kadar çok kalabalık varsa insan en çokta o zaman kendi içine dönüyor. Belki de bu yalnızlaşmamızı ya da kendimizi o kalabalık içinde ne şekilde konumlandıracağımızı düşündüğümüz bir süreçtir kim bilir...
Umarım bizimde ilk sayfasını açıp "Incitip vita nuova (yeni bir hayat başladı)."yazabileceğimiz bir yıl olması temennisi ile.
"Herhangi bir şeyi sınırlandırmak çok güçtür. Dünyayı, yaşamı sınırlandıramayız. İyi kabul ettiğimiz, tatlı, güzel dediğimiz birçok davranışta, duyguda yabanlık vardır."