Dergiler İkinci Meşrutiyet'te bir hitabet kürsüsüydü, hitabet kürsüsü veya bayrak. Altın çağları yeni harflerin kabulüyle sona erdi. ...
Cumhuriyet intelijansiyasının en acil vazifesi, maziyi tasfiye ve hali takviyeydi. Takrir-i Sükun Kanunu'ndan 1940'lara kadar, dergilerimiz hiçbir "aşırı düşünceye" daha doğrusu düşünceye yer vermezler
Mecmua-i Fünun tam bir mektepti, diyor Tanpınar." Bu mecmua bizde, Büyük Fransız Ansiklopedisi'nin on sekizinci asırdaki rolünü oynar." Ne garip mukayese! Fransız Ansiklopedisi, yükselen bir sınıfın kavga silahıydı. Nassları devirmekti amaç; nassları yani kiliseyi. Mecmua-i Fünun, bir avuç bürokratın naşir-i efkarıdır; daha doğrusu Batı'dan ithal edilen posa fikirlerin sergilendiği bir meydan. Ne milleti temsil eder ne de içtimai bir sınıfı.