"Konuşmanın alışmak, alışmanında sevmek gibi yan etkileri oluyor. Ama siz insanlar da ne kolay alışıyorsunuz be. Yabancılara bile. Hatta hep yabancılara. Sonra da aslında hiç gelmemiş birilerinin gidişine üzülerek geçiyor hayatınız. Enayilik resmen, başka şey değil."
Belki de böylesi daha iyidir dedim içimden.
Her şeyin, biz geldiklerini bile görüp anlayamadan hızla çekip gitmesi. Böylece alışacak kadar zaman bulamayız. Burası bizim değil çünkü. Alışmamalıyız.
Kırıla kırıla, geriye bölünecek ebatta parçam kalmayınca, zamanla daha az kırılgan olduğuma inandırdım kendimi. Geçti gitti dedim. Geçip gittiğine inandırdım. İyi bir yalancıydım.