Shura balkonun önündeki kahvesini yudumlarken geride bıraktığı yirmi dört yılı gökyüzünde akıp giden bulutlara benzetti.Ne kadar dolu dolu,ne kadar çabuk geçmişti.Sesi duyulmayan bir devinim içinde ,tatları,heyecanları,renkleri birbirinden farklı ne kadar çok anı toplamıştı.Artık hiçbirisi göle görülemiyor,elle tutulamıyor,dokunulamıyor olsa da hepsi burada,onunla birlikteydi işte.Beraber gülüyor,beraber ağlıyor ,beraber uyuyorladı.Yirmi dört koca sene onu olgunlaştırmıştı.Onu bir coğrafyadan diğerine,bir sınırdan öbürüne,bir aşktan diğer sevgiye sürükleyip dururken hep onunla kalmayı başarmıştı seneler.