Okuduğum ilk Japon edebiyatı eseri. İçinde karmaşık bir olay örgüsü barındırmayan kitap, 19 yaşındaki bir gencin içsel yolculuğunu anlatıyor. Yazar zaten bir roman yazmadığını vurgulamış, o yüzden olay akışına takılmamak gerek. Kitabın sonu birden geliveriyorlar ve okurda ‘ Nasıl yani böyle mi bitti?’ hissi uyandırıyor.
Baş karakterin iç konuşmaları ve ruh dünyası o kadar güzel işlenmiş ki olay örgüsü zihinde o kadar da ter tutmuyor. Belki yazarın, belki çevirmenin başarısı. Ben çok çok beğendim. Bu iç hesaplaşmalar çok akıcıydı ve kitabı okumak 2 günümü aldı sadece. Bu tarz ruhsal çözümleri sevenler için tavsiyedir.