Böyle başlıyordu şiir.
Ve hatırlaya hatırlaya unutuyorum seni.
Yaşlı Anadolu’nun bir kasabasında havalanan başka güvercinin
İlk konacağı yerdir, benim dağınıklığım.
Dağınıklık, bir şeylere yetişememenin akrabasıdır bende
Başkasının mavisinde ne arıyorsun?
Kanatlarını açacak başka gökyüzü yok omuzlarımda.
Didem Madakla tanıştığım ilk kitap. Şiirleri sanki sizle konuşuyormuş gibi aslında daha çok kendi kendine konuşuyormuş gibi. Hani insan pazara giderken ya da yemek yaparken bir şeyler düşünür kendi kendine konuşur ya işte tam da öyle. Yalın, samimi ve anın içindeymişsiniz gibi..
Didem Madak okumak farklı bir his, ruhunda ayrı bir tad bırakıyor. Tekrar tekrar dönüyorsun bazı cümlelere, altını çiziyorsun bol bol..
´´öldüğünü kimseye söylemedim, kırmızı oduncu gömleğinle inci pastanesinin önünde ´´