Bir ev düşünün öncelikle.. Sonra da o evin kapısının önünü... son olarak da ordan asla kapı önündeki ayakkabılarını giymeyecek olan bir adam...
İki yıl önce bana deselerdi ki” bir kapının önününe bakmak insanı ağlatır mı?” Sanırım cevabım gülerek “o ne demek öyle” olurdu.. Ama bugün sordukların da diyorum ki “ o kapı önünde ki ayakkabıların ona ait olmadığını bilmek, içeriden çıkmayacak olmasını bilmek... “ ve yutkundu..
Artık kapı önlerine daha anlamlı bakıyorum.. Daha çok biliyorum içeridekilerin kıymetlerini...