SPOILER İÇERİR
Kitabı bir süreç içerisinde bitirdim ama her okumaya başladığımda da tek solukta okumaya devam ettim bunu söylemeliyim ancak övüldüğü kadar sizi tatmin ediyor diyemem ama çok seviyorsunuz kitabı.
Anlatıcımızı Richard Papen’i benimseyerek okudum. Karakterleri tek tek tanıyor olmak iyiydi ama bana göre asıl kısım yani tatmin etmeyen kısmı Henry, Francis, Charles ve Camilla karakterlerinin iç dünyasını asla tam anlamıyla görememekti. Francis her zaman bir pencerenin önündeymiş gibiydi.
Bazı olayların nasıl geliştiğini bilmiyoruz mesela Charles’ın otel odasındaki teşebbüsü ki onu da geçtim Charles’ı bu kadar sinirlendiren şeyin ne olduğunu tam olarak anlayamıyorsunuz da, evet iki tarafın da yorumlarını okuyorsunuz ama bilemedim. ÖYLE Kİ HENRY! Henry’e şaşırıp kaldım yorum bile yapamıyorum çünkü gösterdiği karaktere göre asla intiharı seçmez gibi duruyordu, aklıma bile gelmemişti, kitabı onun ağzından duymak, Julian ile olan ilişkisinin tam anlamıyla ne olduğunu öğrenmek isterdim.
Charles’ın durumuna inanılmaz üzüldüm zira Richard’a ilk yakınlaşan, iyi olan biriydi. Alkol probleminin Bunny’nin ölümünden sonra kontrolden çıkmış olması, Camilla’nın bir şey yapamaması, yapamamayı geçin zarar görmesi çok üzücü
Francis, onu da o kadar çook sevdim ki anlatamam Richard’ın en tıkandığı zamanlarda yanındaydı fikrimce.
Richard lisansüstünden sonra ne yaptığını merak ettim, herkesi araya sıkıştırırken onu da anlatmasını beklerdim yazarın. Ailesiyle olan ilişkisini tamam anlatmasın ama bu kadar az bahsetmesi hoş değil çünkü okula gelmesinin, başına bunların gelmesinin nedenlerinden biri de ailesi. Son sayfalarda araya sıkıştırılmış gibi geldi. Eninde sonunda dediğim gibi severek ve tek solukta okudum.
Kitabı bittiği için mi ne, şimdiden hepsine büyük bi özlem