Dursun'un yaralı, cansız bedeni, küçük bir kan gölünün ortasında, taşın üstünde yatıyordu.
Kalabalık derlendi çevresine... Gittikçe büyüdü halka. Büyüdü... Büyüyor.
Fakat biz artık ölmeyeceğiz, bu sallanan topraklar üzerinde, doğum sancısı, yeni, güçlü büyük Türkiye'nin sancısını çeken bu topraklar üzerinde biz artık ölmeyeceğiz !
Ateşten
Kalleşten
Mızrakla gürzden
Dabbetülarz'dan
Deccal'den, yedi düvelden
Korku nedir bilmeyen ben
Tir tir titriyorum Gülce'den
Ödüm patlıyor Gülce'ye bakmaktan
Nutkum tutuluyor, ürperiyorum
Saniyeler gözlerimde birer can
Her saniyede bir can veriyorum.
Bana, -sen yoksun, sen öldün diyorlar.
Bu kör acuna inat yedi iklimdeyim,
İşte ellerini tutuyorum yaşanmamış bir çağın,
Ben güneşi kıskandıran gerçeğim.
Dayanılmaz ağrılar çekiyorum hey...!
Masallarda da olsa bir gün çıkıp geleceğim.