Davranışlar kurallarla belirlenebilir veya dayatılabilir, ancak olgunluk kalpten ve zihinden gelir. Ebeveynlerin yapması gereken, çocuklarına büyümeleri için yardımcı olmaktır, yalnızca büyümüş gibi görünmelerini sağlamak değil. 
Çocuklar kendilerini önemseyen yetişkinlere ne kadar sıkı bağlanırsa, kırılganlık hissinin ağırlığı altında ezilmeden akranlarıyla o kadar rahat iletişim kurabilirler. Akranların önemi gözlerinde ne kadar azalırsa, akran ilişkilerinin kırılganlığına katlanbilme becerileri o kadar artar. 
Bowlby ebeveynlerin fiziksel olarak var olsalar da bazen stres, endişe bozukluğu, depresyon yüzünden veya diğer konularla meşgul oldukları için duygusal olarak var olmadıklarına dikkat çekmiştir. Ebeveynlerinin niçin var olmadıkları çocuklar için pek de önemli değildir. Yokluklarına verdikleri kodlanmış tepkiler aynı olacaktır, çünkü onlar için esas sorun ebeveynlerinin fiziksel olarak var olmaları değil, duygusal anlamda erişilebilir olmalarıdır. Ebeveynleri ile arasındaki ilişkilerde çok fazla güvensizlik yaşayan bir çocuk savunma amaçlı kopmanın kendine kazandırdığı dayanıklılığı birincil varoluş tarzı olarak benimser. Çocuklarla ebeveynlerin arasında işlevsel bir bağ olduğunda, ebeveynlerin sevgisi ve sorumluluk duygusu genelde çocukların bu tür önlemler almaya zorlanmamasını güvence altına alır.