”Bazen yalnızca kendi gerçeğini dillendirmek sana benzeyenleri bulmaya yetiyor”
5/5
“Bunu değil diğerini seçmiş olsaydım o zaman ne olacaktı ?” Her birimiz en az bir kere kendimize bu soruyu sormuşuzdur ve bu soru bize bir takım pişmanlıklar da getirmiştir. İşte tam da bu pişmanlıklar üzerine yazılmış bir kitap “Gece Yarısı Kütüphanesi”.
Hayatta hiç bir işe yaramadığını hatta bir kediye bile sahip çıkamadığını düşünen orta yaşlı karakterimiz hayatını sonlandırma kararı alır ama işler pekte istediği gibi gitmez.
Zamanın 00:00’da sıkıştığı bir kütüphanede gözlerini açan karakterimize tüm pişmanlıklarını yeniden deneyimleme şansı verilir , peki diğer seçeneği seçmek bizi olduğumuzdan farklı mı yapar ?
Kitabın içimizdeki bize bile hitap eden farklı bir yapısı var , uzatmadan derdini anlatan , düşündüren paragraflarıyla okuma hızınızı yavaşlatan oysa ki sadece 283 sayfalık iyi hissettiren naif kitabımız.
.
.
.
.
.
.
.
GEÇMİŞTEN GELEN MUTLULUK
Leydi Pihilippa her şeyi merak eden, kendisini bilme adamış araştırmacı ve öğrenme arzusu yüksek bir bilim insanıdır. Küçük Leydinin bu sefer merakını cezbeden konu bir leydinin konuşmasının bile ayıp karşılandığı bir konudur , fakat meraklı leydimizi bu toplum baskısı bile durdurmaz ve merakının peşinde kendisine iyi bir öğretmen bulur. Öğretmen olarak ise Croos u seçmiştir Croos çapkın , kumarbaz ve kendisini lanetli gören , Düşmüş Melek adında bir kumarhanemin ortağıdır . Leydi için en iyi öğretmen odur Pihilippa buna karar vermiştir.Yaşanan bir dizi olay kimin kime ne öğreteceğini karıştırmıştır.