son zamanlarda beni dinlendirecek, içine alacak ve etkileyecek bir kitap arıyor, okumayı arzuluyordum. western lane böyle bir kitaptı benim gözümde. kitabı okurken karakterlerimizin ruh hallerini çok içselleştirdim, yası yaşama (yaşayamama demek daha doğru olabilir) biçimlerini son derece olağan bulduğum için de kitaba kanım inanılmaz kaynadı diyebilirim. ben günlük hayata yakın olan karakterleri de kurguları da çok seviyorum. bu kitaptaki tüm karakterler karşılaşabileceğim ‘gerçek’ karakterlerdi. bu sebepten hepsine çokça bağlandım, çokça üzüldüm. sonu biraz havada kaldı bence ama onun dışında kitabın içinde bilinçli bir şekilde havada bırakılmış tüm detayları sevdim. yazarın ilk kitabına göre son derece başarılı da buldum. çeviri için mert doğruer’e sonsuz teşekkürler, bu kitapta da harika bir iş çıkarmış.