Dijital fotoğraflar, yazılar, dokümanlar aslında “yok”tur. Bunlar bilgisayar ortamındaki dijital kodlardan ibarettirler. Kuvvetli bir manyetik alan, farklı formatlarla çalışan görüntüleyiciler yahut bir gün olası bir dijital felâket sonucunda elinizde hiçbir şey kalmaz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tıbbî tabiriyle söylersek, aslında hepimiz yetkinlik ve beden gelişimi anlamında “prematüre” yani “tam olgunlaşmadan önce” doğarız. Normal doğum zamanı olan yaklaşık 9 aylık süreçten önce doğan prematüre bebekler, çoğumuzun bildiği gibi hastanede belli bir süre müşâhede altında tutulurlar. Bu gereklidir çünkü özellikle ciğerleri nefes alıp verme işlevini yapmaya henüz uygun değildir. Olgunlaşma tamamlanınca bebek, anne bakımına teslim edilir. Normal bir doğum sonrasında meydana gelen insan bebekleri ise belki tıbben prematüre değildir. Fakat hayvanlar âlemindeki diğer canlılarla, memelilerle karşılaştırınca bizim bebeklerin durumu içler acısıdır. Doğum ânından iki, üç yıl sonrasına kadar anne bakımı ve aile desteği olmadan hayatta kalamayacak kadar yeteneksiz doğarız. Bir bebek zürafa doğumdan sonra dakikalar içinde yürümeye ve süt emmeye başlayabilirken, insan bebeklerinde yürüme bir yılı aşkın zaman alır. Bunun nedeniyse beyin devrelerinin bu işi yapacak kadar olgunlaşabilmesinin ancak bu kadar zamanda mümkün olabilmesidir.
Bir başka insanla samimi sohbetler ettiğinizde, tokalaştığınızda, beraber bir şeyler başardığınızda, aynen doğum yahut orgazm anlarında olduğu gibi, beyindeki oksitosin salgısında önemli miktarda bir artış oluyor. Bu da "biyolojik olarak" bizi birbirimize bağlayan en önemli etkenlerden birisi haline geliyor. Böylece, birlikte uyum içinde yaşamamızı biyolojik düzlemde adeta garanti ediyor.
Eğer zihninizin derinliklerini yoklarsanız kendinizi, yapabileceğiniz birçok şeye karşı "yetersiz" yahut "geç kalmış" bulduğunuzu fark edeceksiniz. Bu hisleri birileri zihnimize zamanında yerleştirdi ve çoğumuz bu tip bir yetersizlik "bug"ını zihinsel yazılımımız içinde taşıyoruz.