İnsanın "yüksek performans" ölçütü okul yahut sınav notları değildir, olamaz. Zira eğitim sistemi, insanî gelişime uygun tasarlanmış bir sistemle işlemez.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Beynimiz onu nasıl kullanırsak o yönde gelişebilen mucizevî bir yapılanmadır! Zihnimizi ne için kullanıyorsak, beynimiz o sınırlar içinde zamanla uzmanlık geliştirir. Dolayısıyla bu zihinsel dönüşüm ve değişime yön tayin etmenin büyük oranda bizim sorumluluğumuz olduğu bir gerçektir.
Hiçbir şey istemesine gerek bile kalmadan anne babasının prensi yahut prensesi olarak büyütülmüş çocuklar bu sefer de ileriki yaşamlarında "istemeyi" bilemiyorlar. Çabalamadan рага, makam ve ün kazanma beklentisi içinde nice çocuklar yetiştirmemiz biraz da bu yüzden. Dünyanın onlara hiçbir şeyi anne babaları gibi hazır vermeyeceğini anladıklarında ise kızılca kıyamet kopuyor. Bu hazin tablo birçok kişilik bozukluğunun alt yapısını oluşturabilecek kadar ciddi etkilere sahip.
IQ, eğitim sistemleri tarafından çok kutsanan ve adeta insan zekâsının tek ölçüsüymüş gibi lanse edilen bir test yöntemidir. Halbuki IQ, insan zihninin “bilgisayar vârî” yeteneklerini ölçmek için tasarlanmıştır.
İşlem hızı, hafızada tutabilme, çapraz bağlantı kurabilme gibi alanlarda üretilmiş sınama sorularından müteşekkil bu tip testlerde, bilgisayarlarla yarışmamız mümkün değil artık. Zira biz bu işleri daha iyi yapsınlar diye bilgisayarları ürettik.
İnsanlar genellikle "kafaları bozukken” neşeli ve oynak nağmelere katlanamazlar. Zihinsel ve duygusal durumlarına uygun, hüzünlü ve kederli müzikler onları daha fazla çeker.