Bazen kendime "Nerede hayallerin?" diye sorduğum olur, fakat sonra başımı sallayıp "Yıllar çabuk geçiyor." demekten başka bir çare bulamıyorum. Bu defa başka sorular kurcalıyor zihnimi: "Peki, ne yaptın yıllarını? Ömrünün en güzel yıllarını nereye gömdün? Yaşadın mı, yoksa yaşadığını mı düşünüyorsun?" İçimin derinliklerinden yükselen bir ses: "Görüyorsun ya çehrende her şey ne de çabuk soğuyor. Birkaç yıl daha geçsin, derin bir yalnızlıkla beraber asana dayanmış, titreyen bir ihtiyarlıkla karşı karşıya kalacaksın. Sonrası umutsuzluk, keder ve bezginlik... Bir gün hayal dünyam yerle yeksan olacak. Sararmış yapraklar gibi bir bir dökülecek hayallerim."