Tüm o “ Kurtlarla Koşan Kadınlar” a selamlar ️ Hepinizi içten kucaklıyor ve hepimizin öyküsünü kazıyıp çıkarması için dua ediyorum.
Resmen yeni bir dil öğreten, kimi zaman iyi bir okur olmamı sorgulatan, neşelendiren, bazen hüzünlendiren ve en çokta düşündüren pek çok öykü sunuyor bize. Yer yer de bilgi birikimime duyduğum şükre sebebiyet veren, hayatımın o en güzel kitabı olmaya hak kazanıyor :)
Belki bir okuma grubu ile okumasaydım ilk başlarda zorlanıp kapatabilirdim. Ancak üzerimde bir sorumluluk vardı. Devam etmeliydim. Ettim ve ettikçe bırakamadım. Hatta içselleştirdim, kendi hikâyem ile benzeşen masallar vardı içerisinde.
Hem şaşırttı, bazı zamanlar duygusallaştırdı. Bir de ne biliyor musunuz? En çok gururlandırdı. İyi ki dedirtti.
Bir masala ne kadar çok farklı yönden bakıldığını gördüm. Ufkumu fazlaca genişleten bir bakış açısı edindim. Neden daha önce okumadım diye de yakınmadım. Tam zamanında okuduğumu fark ettim. Buna hazır olduğumu bilmek ise beni onurlandırdı.
-Kitap ansiklopedi niteliğindeydi.
-Her bölüm kendi başına okunabilir. Bir sıralama mevcut değildi.
-Sakin ve sessiz bir ortamda okumakta fayda var. Aksi taktirde anlamak zorlaşacaktır.
-Kitabın amacı kurtlarla koşan her kadına ya da erkeğe rehber olup, onlara kendi öykülerini kazıyarak çıkarmalarını sağlamaktır.
•Etkilendiğim öykü: La Loba
Tek işi kemik toplamak olan bu kadına göre şarkı söylemek ruh sesini kullanmaktır.
O ne kadın ne anne ne de bir şeydir. Sadece odur. Yaşsızdır. Vahşi kadın tarih edilemez bir imgedir.
Aslında La Loba içimizdedir. Tanrı’lar Okulunda olan antagonistin tam zıttı olarak düşünülebilir. Bu iyi ve güçlü yöndür. Bizim yanımızdadır. Parçalanıp dağılsak bile kemiklerimizi bir araya getirmek için şarkı söylemeliyiz. İçimizde geri planda kalan melodi tekrar
Jung şöyle diyordu: “Tinsel yoksulluğumuzu basitçe kabullenmek çok daha iyi olacaktır... Tin ağırlaştığında, suya döner... Bu nedenle ruhun yolu, suya giden yoldur.”
Sayfa 328 - Kadınların Doğuştan Gelen Ekolojleri·Kitabı okudu
...cefa tarazlarını düzelten, her günün yaşamını sona erdiren uyku, sıkıntıların, güllüklerin yıkanıp yorgunluk giderdiği su, zihin yaralarına şifa olan merhem, doğanın en büyük ikramı, yaşam denen ziyafetin baş yemeği...
-Shakespeare, Macbeth
İnsan zihninin gelişebilmesi ve bizi geliştirebilmesi için şaşırmaya, yeni bir şeyler denemeye ihtiyacı vardır. Belki eve farklı bir yoldan gitmeye, belki sabah kalktığında genelde yaptığı işlerin sırasını değiştirmeye veya yaptıklarına yeni bir şey eklemeye, belki farklı bir aksesuar takmaya, belki tanımadığı birine merhaba demeye, belki de sadece içinden gelenleri gönül rahatlığıyla yapmaya...
(Alıntı)
İnsan zihninin gelişebilmesi ve bizi geliştirebilmesi için şaşırmaya, yeni bir şeyler denemeye ihtiyacı vardır. Belki eve farklı bir yoldan gitmeye, belki sabah kalktığında genelde yaptığı işlerin sırasını değiştirmeye veya yaptıklarına yeni bir şey eklemeye, belki farklı bir aksesuar takmaya, belki tanımadığı birine merhaba demeye, belki de sadece içinden gelenleri gönül rahatlığıyla yapmaya...
(Alıntı)