Esra

Esra
“Ölmeden önce görmem gereken çok yer, okumam gereken çok kitap var.”
10/10
·531 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
195 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2021 02:41
Hiçbir yere ait olamayan, Afrika’dan başlayarak upuzun bir yolculuğa çıkan hatta bu yolculuğun kaçıştan bir farkı olmadan yapılmasıyla varoluş sancısı çeken iki karakterin hayatını anlatan Hakan Günday ın yazdığı bir roman #k:3193. Bulunduğumuz dönemde okumamla birlikte epey sarsıldığım, ruhumu çokça sıktığı ve psikolojik olarak da fazla etkilemesinden dolayı dönem dönem ara vererek okudum. Böyle söylemem sevmediğim anlamına gelmiyor. Aksine kendimden çokça parçalar buldum , içime sık sık işleyip, beni düşüncelere sürükledi. Gerçekten çok sevdiğim bir yeraltı edebiyatı yapıtı oldu. Kitap etkileyici olduğu kadar da rahatsız edici sapkınlık içeren cümlelerin bulunduğu bir roman. Ancak anlaşılır bir dille yazılması da sayfa sayısının çok olmasına rağmen oldukça sürükleyiciydi. Kitabın temasını tam olarak anlatan bir alıntı paylaşacağım: “Hiçbir yere ait olamayanları iyi tanırım. Her yere aitmiş gibi davranırlar.”
1000Kitap
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
Reklam
10/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2021 01:11
Geçtiğimiz yıllarda (2018) de kaybettiğimiz Ursula Le Guin’in Mülksüzler adlı yapıtını herkes okumalı! Bilim kurgu severlerin ise kütüphanesinde muhakkak bulunmalı diye düşünüyorum. Ursula K. Le Guin anarşi ile ilgili bir kitap yazsam nasıl olur diye düşündükten hemen sonra Mülksüzleri yazmaya karar vermiştir. Anarşist bir ütopya olan eseri bizlere sunmuştur. Kitap bilgi birikiminin oldukça fazla olduğu Ursula Le Guin tarafından kurgulanmıştır. Bilgi dolu olması sebebiyle de bazı noktalarda okunması epey bir zorlaşabiliyor. O nedenle kitap 384 sayfa olmasına rağmen uzun bir sürede okumalı. Ancak yine de anlaşılabilir bir dile sahip elbette ki. Hayran olmamak elde değil. Dünyanın en uzun yılı olarak adlandırılan 1968 kuşağına yakın bir zaman olan 1974 de yazılan eser her bilim kurgu hem de felsefi bir niteliktedir. Roman 13 bölümden oluşuyor. Konusuna gelecek olursak eğer; Dünya ve ay gibi bir ilişkiye benzeyen Anarres ve Urras isimli birbirine tamamen zıt iki gezegende yaşanan olayları konu alıyor. Hikâye Shvek isimli bir Anarresli’nin Urras’a gidişiyle başlıyor. Anarres adlı gezegen, Anarres Odo’cu anarşistlerin olduğu yani anarşizm ile yönetilen ve kimseni bir mülkiyet edinemediği, devletin olmadığı, kendine ait hiçbir eşyanın bulunmadığı hatta ve hatta evliliğin bile söz konusu olmadığı bir gezegendir. Devlet yok evet ancak toplumsal bir sorumluluk olan “Elalem ne der?” yasası sayesinde düzen sağlanıyor. Urras ise devletçi ve kapitalistlerin yer aldığı bir gezegendir. Toplumsal normları açıklayıcı bir dille bize aktaran Ursula Le Guin Mülksüzler romanı için “İkircikli Ütopya” ifadesini kullanıyor. Mülksüzler yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Ardından “Dünyaya Orman Denir” ve “Yerdeniz Büyücüsü” okunmak için sırada bekliyor olacak. Mülksüzler
1000Kitap
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma
10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2021 23:49
·
Yaşar Kemal hep bir başkaldırı hep bir kaçış üzerine yazmıştı hikayelerini. Ağrıdağı Efsanesi de onlardan biri. Ancak bu sefer içerisinde bir aşk hikayesi de eşlik ediyordu. Dillere destan bir aşk hikayesi bu. Öyle güzel bir dille anlatıyor ki kendinden hiç taviz vermeden o özgünlüğü ile. Yazarın kim olduğuna bakmasan bile kimi okuduğunu bilmen kadar güzel ne var? Anlatıcılığının enfes olmasının yanı sıra bu kitapta yer yer karakterleri gözümüzde canlandırmak için Abidin Dino’nun çizimlerine de yer verilmişti. Bu detayı epey sevdim. Öyle bir aşk hikayesi anlatılıyor ki. Kavuşmanın imkansız ve saf bir sevgiyle olduğunu. Şu satırlardan sevginin gücünü görebiliyoruz: “Varsın o yaşasın da bir daha ölünceye kadar yüzünü görmeyeyim. Varsın yaşasın da... Varsın yaşasın. Dağlarda kurt sürüsü kadar çocukları olsun. Varsın o yaşasın da, ben öleyim.” Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olan Yaşar Kemal halkı öyle iyi anlıyor ki bunu tüm eserlerinde yansıtıyor. Çukurova değil, Ağrı’ya yapılan bir yolculuk bu sefer ki. İnce Mehmed” ile tanıdım, ardından “Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca” çıktı karşıma ve her biri ayrı altın değerinde olan tüm eserlerini ömrüm yettiğince okuyacağım. Ağrıdağı Efsanesini de içtenlikle tavsiye ediyorum. Ağrıdağı Efsanesi Yaşar Kemal
1000Kitap
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
10/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2021 03:01
Yaşadığımız bu sürece eşlik edebilecek başka bir kitap gelmiyor aklıma. Aklınızın almayacağı satırlar, salgın günlerinin dehşet vericiliği ve en çarpıcı anlarıyla en beğendiğim distopya türleri arasına girdi. Jose Saramago’nun okuduğum ilk kitabı ve de son olmayacağı da artık kesin. Yazarı tanımam için birkaç sayfa okumam yetti. Tanımak derken imla kurallarını kullanışından bahsediyorum. Farklı bir üslubu ve farklı bir dili var. Sonu bir türlü gelmeyen virgüller ve upuzun paragraflar eşlik ediyor size, ancak endişelenmeyin bir süre sonra alışıyorsunuz ki zaten o paragrafların sonu gelmesin istiyorsunuz. Yazarın oldukça özgün bir tarzı var. O nedenle de ayrı bir sevdim. Alışıldık olmayan bir diğer özelliği ise kitapta hiçbir şekilde isim kullanmayışıydı. Örneğin; yaşlı adam, ilk kör, şaşı çocuk veya doktorun karısı gibi. İlginç gelebilecekler arasında bir de hangi ülkede olduklarından bile bahsetmemesi. Göremedikten sonra ülkenin ve isimlerin ne önemi var ki ? Enfes bir okuma sunuyor bizlere. Okurken orada bir karakter oluveriyorsunuz hemen. Bunun pek de iç açıcı olduğunu söyleyemem. Kitabın konusuna kısaca değinecek okursak eğer; yolculuk halinde olan birinin trafik ışıklarında beklerken aniden kör olmasıyla başlıyor hikaye. Ama bu körlük bilinen körlükten biraz farklı ve Yeşilçam’da karşılaştığımız körlüklerden değil :) Körlük kitapta bir metafor olarak yer alıyor. Biyolojik körlüğün yanında zihinsel, manevi körlük olarak karşımıza çıkıyor. Bunun yanı sıra körlük olarak bildiğimiz karanlık dünya burada “Beyaz Felaket” olarak adlandırılıyor. Kör olan herkes süt beyazı şeklinde bir görüşe bürünüyor. Üstelik körlüğün bulaşıcı olduğunu söylesem ne dersiniz? Kitapta herkes kör iken görebilen tek bir kişi var ve bunun sırrı son yaşanan olayda dahil çözülemedi. Siz bu
1000Kitap
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
10/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2020 14:56
Bir kadının aynı acı ile dört kadın olma hikayesi.. Bir çok kadına ilham olan Maya ile başlıyor. Hikayeyi burada ayrıntılı yazmaya gerek yok diye düşünüyorum. Kitap baştan sona mesajlarla dolu. Toplumun bu mesajlara hala ihtiyacı var. Livaneli gerçekleri yüzümüze vuran, her daim ezilenin yanında olan biri. Alman faşizmini, Ermenileri, Kırım Türklerini anlatan gerçek bir hikaye. Ve en çokta kadınların yanında olduğunu gösteren bir çok mesaj. Okurken duygulanmamak elde değil. Kim bilir kaç tane hikaye gömüldü o deniz mezarlığına.. “Hiçbir iktidar masum değildir. Bütün iktidarlar öyle ya da böyle, birinin katilidir.” Irkçı yasalar ve devlet adamlarının neye mal olduğunu gözler önüne seren Maximilian ve Nadia’nın hikayesi. Rusya, Almanya, İngiltere ve ne yazık ki Türkiye’nin de içinde bulunduğu bu suça ortak olma durumu gün yüzüne çıkıyor. Yazar öyle yalın bir dille anlatmış ki amacı herkese ulaşılabilir olması ve dediği gibi: “ben bu hikayeyi güzel olsun diye değil anlatmaya değer bulduğum için yazıyorum.” Ellerine sağlık Serenade für Nadia hep kulaklarımda.. Bir süre de öyle olacak. Zülfü Livaneli
1000Kitap
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,9bin okunma
Reklam