Değişim süreci neredeyse her zaman iki adım ileri, bir adım geridir. Değiştirmek istediğin şey konusunda kendini zorladığın zaman, iki adım ileriye gidersin ama yılların birikmiş alışkanlıkları seni arada bir geri çeker. Değişim çabalarına istikrarlı bir şekilde devam ediyorsan, arada bir gerilemeler olsa da, toplamda hep ilerlemiş olursun. Bu kısa noktalı gerilemeler olsa da, çabalarını hiç bırakmamalısın.
Her şeyi başaramazsın, her istediğini yapamazsın. İnsani özelliklerin maalesef buna müsait değil. Eğer ki her istediğini yapacağını düşünüyorsan seni kocaman bir hayal kırıklığı bekliyor.
Bu “istersen yapabileceğine yönelik inanç” bazen zararlı olabiliyor. Böyle bir içeriği gördüğün zaman mutlu oluyorsun: İstersem yapabilirim ama şu an yeterince istemiyorum. Sonra isteyince yaparım.
Ne oluyor böyle?
Kişi sanki yapmış gibi bir duygusal haz yaşıyor ve gerçekten değişim işine kalkışma konusunda isteksizlik ortaya çıkıyor.
Her şeyi başaramazsın, her istediğini yapamazsın. İnsani özelliklerin maalesef buna müsait değil. Eğer ki her istediğini yapacağını düşünüyorsan seni kocaman bir hayal kırıklığı bekliyor.
Günlük hayatın karmaşası içinde, bir bakmışım ki, her şeyden şikayet eder halde bulmuşum kendimi. Böyle durumda 15 günlük şikayet oruçları yapıyorum. Dilimin ucuna bile gelse söyleyeceklerimi, söylesem bir işe yarar mı diye filtreleyip, eğer işe yaramayacağına ve kuru şikayet olduğuna kanaat getirirsem dile getirmemeye gayret ediyorum.
Hayat düz bir çizgi değil. Hayatın akışı içerisinde birçok aksilik ve kriz bizi bekliyor. Başarısızlıklar, hayal kırıklıkları, ayrılıklar, kayıplar gibi..